Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 2 > BEN ASLINDA ÖZELEŞTİRİ YAPIYORUM

BEN ASLINDA ÖZELEŞTİRİ YAPIYORUM

Yazılarımda genellikle kendini Müslüman olarak vasıflandıranları hedef alıp, eleştirdiğim biçiminde eleştirilere muhatap kılınıyorum.

Hz.Peygamber'in şah stratejilerinden birisi; pergelin iğnesini saf tevhidi iman noktasına batırıp, diğer ayağını, diliyle, "ben Müslüman'ım" diyenlere kadar açıp; yarıçapı bu kadar büyük olan bir daire çizip; bu daire içerisindekileri Müslüman olarak nitelemesidir.

Zira daire içerisinde kalanlar, merkezcil kuvvete tabi; saf tevhid yani hakikatin çekim kuvvetinin etkisi altında olurlar.

Dairenin dışında kalanlar ise merkezkaç kuvvete tabi olup; şirkin, küfrün, cehaletin, şeytanın etki alanına girerler.

Nitekim bir savaşta kabilesinin cesareti ile övünerek kılıç sallayan birisini gören Hz.Peygamber, ona; müşrik, ırkçı filan dememiş; "sende hala cahiliye izleri görüyorum" demişti.

Topyekun damgalayıcı, dışlayıcı, kategorize edip, ötekileştirici tavır ve davranışlar; Hz.Peygamber'in şahitliğini kabul edenlerin kabul edebileceği bir stratejinin yaklaşımı olmamalıdır.

Bu elbette stratejik bir yaklaşımdır zira Allah;

49.14 - "Bedeviler, dedi ki: "İman ettik." De ki: "Siz iman etmediniz; ancak "İslam (müslüman veya teslim) olduk deyin. İman henüz kalplerinize girmiş değildir. Eğer Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederseniz, O, sizin amellerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir." Demektedir.

Dil ile Müslümanım denilen başlangıçtan, imanın saf tevhide ulaştığı ve teslimiyetin kemal bulduğu noktaya kadar ulaşmak potansiyelinin önünü kesmek hakkı kimseye verilmemiştir.

Bu dairenin içerisinde olan birisi olarak, bu daire içerisinde bulunanlara yani kendimize hitap etmeye çalışıyorum.

Karşıdakinin, sana göre, olumsuz, yanlış ya da lüzumsuz gibi görülen hallerini eleştirmek, suçlamak ve yargılamanın pratik bir faydasının-velev ki iyi niyetle ve muhatabın halinin farkına varması için yapılmış olsun- olmadığı aşikardır.

Zira negatif tabiatlı olan eleştiri, suçlama ve yargılama, muhatabın egosunu acıtacağından; muhatap eleştirileri dinleyip, anlamak yerine, savunma hazırlığı yaptığı için, söylenenleri dinleyip, anlamak imkanı bulamaz.

Bunun istisnası ise savaş zamanlarında bir propaganda silahı olarak kullanılması olabilir.

Aynı şekilde negatif tabiatlı eleştiri, suçlama ve yargılama; insanın kendisine karşı yapıldığında da benzer yıkıcı etkiler oluşturabilir.

Fakat bunlar pozitif tabiatlı bir biçimde yapılabilirse fayda sağlayabilir.

Pozitif tabiat, eleştirinin; halin analizi, muhasebesi biçiminde tahakkuk etmesidir.

Bunun çevreye karşı yapılış biçimi; konu ile ilgili anlamlar, değer, ilke, sınır ve hukuk çerçevesinin, genele şamil olarak ortaya konması şeklinde gerçekleşmesidir. Muhataplar buradan payına düşeni alabilirler.

Bunun öze ilişkin yapılış biçimi de, "özeleştiri" olarak tahakkuk eder.

Özeleştiri, görülen olumsuzlukları; kişinin ya da toplulukların kendilerini; suçlayıcı, cezalandırıcı, yaralayıcı bir alet gibi kullanmaları biçiminde yapılmaz.

Referans; anlam, ilke ve diğer hükümler çerçevesinde hal, muhasebe ve analize tabi tutulur. Çıkan sonuca göre düzeltici, tamamlayıcı kararlar alınır yani tevbe edilir. Allah'tan yardım istenir ve gayret gösterilir.

Özeleştiri pozitif, onarıcı bir tabiata sahiptir.

Kendini Müslüman olarak tanımlayan insanların bulunduğu daire içerisindeki fert ve toplulukların; eğer kurucu ilkelere, anlam ve inşa hükümlerine ilişkin düşünce, inanç, niyet, amaç, ilişki ve davranış sorunları varsa mutlaka özeleştiri yapmak ihtiyaçları da vardır.

Ben yazılarımla bunu yapmaya çalışıyorum.

Zira, bütün cari hal ve davranışlarımıza rağmen; hakikati aramak ve hakikat yolunda yolcu ve refik olmak adına, bu daire içerisindekilerin bir irade beyanında bulunduklarını düşünüyorum.

Bu irade beyanının, hakkın ve hakikatin şahitleri olmak; Hakk'ın emirleri doğrultusunda bir hayatın inşası sürecine dahil olmak ve hakikate karşı savaş açan şeytan ve avanesine karşı savaşabilmek potansiyelini oluşturduğuna inanıyorum.

Bu potansiyelin harekete geçebilmesi için; sistemin önünü tıkayan unsurların temizlenip, akışın sağlanmasına ihtiyaç vardır.

Bunun için de özeleştiri ve tevbe gerekmektedir.

Bu daire de özeleştiri yapmayı, hala bu daireye olan inancımız, umudumuz ve bağlılığımızın tezahürü olarak görmek iktiza etmektedir.


Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr