Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 3 > BİR AHLAKSIZLIK ANATOMİSİ -2-

BİR AHLAKSIZLIK ANATOMİSİ -2-

Söz alan bir katılımcı;

“Madem bu günkü konuyu somut bir vaka analizi üzerinden konuşacağız, sizin üzerinde durduğunuz hususlara paralel olarak konunun kalanını da bize aktarırsanız iyi olur. Biz de bu çerçevede analizlerimizi yaparız.” Dedi.

“Eski ortağımın iftira ve tezviratını yaymaya başlayan iki kişiden bir tanesi, özel konuşmalar yaptığım ve elimden geldiğince kendisine destek olmaya çalıştığım bir arkadaşımdı. Diğeri ise hürmette kusur etmeyen ve bana ağabey diye hitap eden bir kardeşimdi.”

“Bu tezvirata teşne bir halde muhatap olup, konuşup yaygınlaştıranlarla ilişkim; hepsine saygı gösterdiğim, mümkün olduğunca yardım ve destek olduğum ve hiçbirisinden, hiçbir şey talep etmediğim bir mahiyetteydi. Hatta bazılarına o kadar hayret ettim ki; “bu adam nasıl oluyor da bu konuya dahil olabiliyor?” diye merak içinde kaldım.”

“Ne oluyor? Ne yapmaya çalışıyorsunuz? diye yüz yüze konuşmaya çalıştığım arkadaşlardan hiçbir tanesi, konuya dahil olduğunu kabul etmedi ve kendisinin konuşmadığını iddia etti. Oysaki hepsinin konuştuklarını biliyordum.”

Bazılarına; “bunun Allah’ın hükümlerine aykırı bir ahlaksızlık olduğunu söyleyip; bir hakem heyeti oluşturun ve hakikati araştırın. Sonunda mücrim kimse ona da yaptırım uygulayın, teklifime; Estağfirullah deyip, yanaşmadılar ama konuşmaya devam ettiler.”

“Ben, kendime yapılandan daha çok, Müslümanların bu haline üzülerek, Allah’a havale ettim. Tevekkel tu Alelallah la havle ve la kuvvete illa billah. Hasbünallahu ve ni’mel vekil dedim ve sabrettim. Hallerin sahibi, her şeyi görüp, bilen, adil-i mutlak olan, her hükmü bir hikmete mebni olana sığındım.”

“Ailem bu durumdan çok etkilendi. Öncelikle böyle bir şeyin nasıl yapılabileceğini ve insanların, özellikle tahayyüllerinin ötesinde olan bazılarının nasıl dahil olabileceklerini bir türlü anlamlandıramadılar.

Müslümanlara karşı daha soğuk hisler beslemeye ve o çevreyle irtibatlarını kopartmaya başladılar.

Çocuklarımızdan bir tanesi hiçbir şekilde anlamlandıramadı ve kabullenemedi. Aşırı tepki vererek; “ben bu adamlarla aynı dinden olmak istemiyorum diyerek, namaz kılmayı bile bıraktı. Hala o çocuğumuzu toparlamaya çalışıyoruz.”

“Bu olayla birlikte ben, bu olanların nedenleri üzerinde derinine düşündüm ve anlamaya çalıştım. Netice de bunun bir imtihan olduğunu, acı ve sıkıntılarla, belki de başka hiçbir durumda öğrenmeyeceğim bilgilere ve olamayacağım hallere sahip olduğumu gördüm.”

“Bununla birlikte, sadece benim imtihan olmadığımı, bu işe dahil olan herkesin imtihan meydanında toplandığını fark ettim.”

“Konu, yukarıda anlattığım hususlar benzer olmak kaydıyla, neredeyse bir dinamit fitili gibi yayıldı. Başka şehirlerde de mevzu oldu. İmkansız dediğim insanların bu sürece dahil olması, hayretimi kat kat arttırdı.”

“Yer yer kampanyaya dönüşen bu durum sayesinde, benim ciddi faydam dokunabilecek birkaç projeden sarfı nazar etmek zorunda kalındı. Daha da önemlisi, yapılması zorunlu bir çok çalışmanın, kalpte oluşan itimatsızlık ve soğukluk yüzünden, yıllarca ertelenmek mecburiyeti oldu.”

“Beni en çok etkileyen şeylerden birisi de, refik olarak gördüğüm bir kaç insanın, bu tezviratın etkisinde kalarak, kendileri hakkında, benim söylediğimi ilettikleri hususları, benimle hiç konuşmadan, kabul etmek eğilimine girmeleriydi. Benim konuşma çabalarımda boşa çıkınca, bu durumu ihanet gibi gördüm ve davalaşmayı hesap gününe bırakarak ilişkimi ebediyyen kestim.”

“Bir daha bu kişilere karşı hüsnü zan beslemek, muhabbet ve güven duymak imkanı bulamadım. İlişkiyi, müslümanlar arasındaki hukukun en alt düzeyinde sürdürmeye başladım.”

Bunları dinleyenlerden birkaç kişi, “bu kadar da olmaz, objektif olamıyor ve abartıyorsunuz” ifadeli jest ve mimikler gösterdiler.”

Ben; “şimdilik söyleyeceklerim bu kadar olsun. Bunun üzerinden neden, sonuç analizleri yapmaya geçebiliriz. Ancak söylemek istediğim son bir şey var. Allah’ın bu konu ile ilgili indirdiği ayetlerden bir tanesi;

24.15 - "Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz. Hâlbuki bu, Allah katında büyük bir günahtır." Diyor.

Bir ahlaksız ve iki kişilik bozukluğuna sahip insanın ve Allah’ın ahlak hükümlerini hiçe saymaya teşne bir topluluğun nelere sebep olabileceğini göstermek için bu çerçeveyi çizdim.”

Bu konuşmadan sonra, izahat isteyen arkadaş ilk sözü aldı ve insanların bu açık ihlale ve ahlaksız sürece neden dahil olabileceklerine dair analizlerini yapmaya başladı.


Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr