Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 3 > BİZLER NEDEN İŞBİRLİĞİ YAPAMIYORUZ? -2-

BİZLER NEDEN İŞBİRLİĞİ YAPAMIYORUZ? -2-

İşbirliği yapmanın basit temel nedenleri;

Hedeflerine ulaşabilmek, sorunlarını çözebilmek, risklerini yönetebilmek, ihtiyaçlarını giderebilmek için;

Kendi imkan ve yeteneklerinin yeterli olmadığının, olmayacağının farkında ve bilincinde olmak ve bunun için başkalarından yardım almak veya işbirliği yapmak inancıdır.

Eğer insanlar veya kurumlar; içinde bulundukları durumun, mevcut veya muhtemel sorun ve risklerin, sahip olmaları gereken hedeflerin ve özgün ihtiyaçlarının farkında ve bilincinde değillerse, bunları karşılayabilmek sorumluluk ve gayreti içerisinde de olmazlar.

Böyle bir şey mümkün müdür?

Mümkünün ötesinde, çok yaygın bir durumdur. Aslında bu insanlar birçok kişi ile yardımlaşıp, işbirliği yapıyordur ancak buradaki bir çelişki kafaları karıştırmaktadır.

Neden işbirliği yapamıyoruz? Sorusunda, müslümanların, kendi inanç verileri çerçevesinde bir hayatın inşası, sorunların çözümü ve risklerin ortadan kaldırılması, ihtiyaçların giderilmesi hususlarında, işbirliği yapamamaları sorgulanmaktadır.

Oysaki “müslümanlar” yaşadıkları hayatın neredeyse her alanında işbirliği ve yardımlaşma ilişkilerine sahiptirler. Yani cevap aranan husus, özgün alanlarına ilişkindir.

Öncelikle  müslümanca bir perspektiften belirlenen genel ve güncel hedefler, “müslümanların” ortak paydaları olsaydı, muhtemelen bunların tahakkuku, hepsi için vazgeçilmez, zorunlu, hayati ve heyecan verici olurdu. Bunu tek başına gerçekleştirmeyecek olan müslüman mecburen diğerleri ile ilişkiye girer ve işbirliği imkanları arardı.

Hakeza, okudukları sorun ve riskler aynı perspektiften doğsaydı, endişelenip, panikleyen müslümanlar, bunlardan kurtulabilmek için, koşulsuz olarak diğer müslümanlarla işbirliğine girerdi.

Ortak hedeflere ulaşabilmek, ortak sorun ve riskleri ortadan kaldırabilmek için zorunlu olan ihtiyaçlarında, ortak elde edilmesi gerektiği bilinci ile doğal bir işbirliği gerçekleştirirlerdi.

Bu tablo aslında, neden işbirliği yapamıyoruz? Sorusuna ilk cevabı teşkil etmektedir.

Her birimiz, kendimizi “müslüman” olarak tarif ve tavsif ederken; İslam hükümleri ile oluşması gereken güncel perspektif ve çerçevemizde, ortak paydalarımız, harekete geçirici ve işbirliği yaptırıcı mahiyette bir evsafa ve niceliğe haiz değil.

Bu durum, görünürde sosyolojik kimlik, bazı ibadet ve ritüeller ile bazı sembollerdeki ortak görünümlerin ve paydaların; dava mahiyetli işbirliği ve yardımlaşmak için yeterli olmadığını göstermektedir.

Kamil bir işbirliğini mümkün kılacak ortak paydalar, hayatı, durumları ve içerdiklerini, aynı hükümler çerçevesinde okuyup, anlamak ve anlamlandırmaktan doğar.

Aynı hedeflere sahip olmak, benzer hususları sorun ve risk olarak görmek; benzer değer yargıları, ölçüler, ilkeler ve sınırlar dahilinde, hayata ve durumlara müdahale iradesi ile ortaya çıkar.

Ortak ihtiyaçların tespiti, benzer hükümlerle yaklaşım bilinci ile gerçekleşir.

Bütün bunlar, fıtratına uygun, bütüncül/tevhidi bir İslam bilinci ve farkındalığının neticesinde ortaya çıkar.

Cari durumda, semboller, ritüeller ve ibadetler üzerinden tarif edilen ve ortak paydaların bunlar üzerinde oluştuğu İslam anlayışında; hayata dokunan ve fıtrat hükümleri ile hayatı inşa eden bir din fonksiyonunun görülmemesi; hayatı yapılandıran hükümlerin İslam’dan alınmaması, başka kaynaklardan elde edilmesi sonucunu, otomatikman doğurmaktadır. Böylece hayata ve duruma ilişkin olanın okunması, algılanması ve inşası için hükümler vaz eden otoritede, var gibi anlatılıp, fiilen yok sayılmaktadır.

Bunun zorunlu sonucu olarak, müslümanlar, ortaklaşa inandıkları hususlar da işbirliği yapmaktalar fakat bütüncül olarak mutabık olmadıkları bir dinin diğer hususlarında birbirleri ile işbirliği yapamamaktadırlar. Bu alanlar da, herkes hangi hükümler üzerinde hayatlarını kuruyor ve yaşıyorlarsa, o ortak paydaya sahip olanlarla işbirliği yapmaktadırlar.

Yani mesele din bahsidir.

Ancak, neden işbirliği yapamıyoruz? Sorusunun cevapları bu kadar değildir.


Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr