Anasayfa > Yazılar > DURUM FARKINDALIĞI

DURUM FARKINDALIĞI

 

Hayat, bir yönüyle, anlar ve durumlar olarak tarif edilebilir.

Hayata ilişkin her zaman bir andır ve her an bir duruma sahiptir.

An, bazen bir saniye, bazen bir gündür. Bir ay ve hatta bir ömür de olabilir.

Anı önemli kılan, durumun anlamı ve değeridir. Bir saniyelik anın anlamı ve kıymeti, bir saniyeyi önemli kılar.

Bazen uzun bir zaman dilimi, aslen an olmasına rağmen insanlar için anılmaya değmezse önemli olmaz.

Anlar ve durumlar; insanlar, aileler, toplumlar, kurumlar, devletler vs. her ölçek, olgu ve oluşum için söz konusudur. Bunların tamamı “özneler” olarak isimlendirilebilirler.

 

An ve durum her şartta oluşur ve gelişirler. İnsanlar ve diğer özneler için önemli olan, anın ve durumun farkındalığına sahip olmaktır.

Farkındalık üç kavramla ifade edilebilir.

Birincisi “ontolojik farkındalıktır”.

Diğeri “güncel durum farkındalığıdır.”

Üçüncüsü ise “en doğru davranış farkındalığıdır.”

 

Ontolojik farkındalık öncelikle, bütün durumların kendisinden doğduğu “kök nedeni, anlamı ve amacı” ve bunu gerçekleştiren mekanizmanın bütün unsurlarını ifade eder.

Eğer söz konusu olan insanların anları ve durumları ise; insanların bütün anları ve bu anlarda oluşan durumlar, insanın inandığı “varlık nedeni ve kök anlamların” bir fonksiyonu olarak ortaya çıkar.

Bu aslında gayri iradi bir durumdur. İnsan, varoluşuna hangi anlamı ve nedeni yüklemişse, kök amaçlarını bu anlam oluşturmaktadır.

Bundan sonraki süreçte belirlediği her amaç ve hedef, aldığı her karar, yaptığı her davranış; kök amacın gerçekleştirilmesi için olmak zorundadır.

Bu nedenle hayatın mahiyetini belirleyen çekirdek unsur, “varlık nedeni, yaşamın anlamı, kök amaçtır.”

Ontolojik farkındalığı önemli kılan husus; anlarda oluşan durumların, varlık nedenini gerçekleştiren süreçlerin, tutarlı ve etkili bir parçası olmasıdır.

Her durumun, aslında, varlık nedeninin gerçekleştirilmesini sağlayan zorunlu bir unsur olması gerçeği ortada iken, farkındalığa ne gerek vardır? Zaten gayri iradi gelişmiyor mu? Sorusunu sorabiliriz.

Tam bu noktada insanın iradiliği ve sorumluluğu devreye girmektedir.

Durumlar, varlık nedenlerinin zorunlu sonuçları olarak ortaya çıkarlar. Ancak insanın anlık durumunun, inandığı varlık nedeninin sonucu olması, iradi tercihlerle gerçekleşir. Yani anlık durumun; kararının ve uygulamasının, inanılan varlık nedenine uygun olmasını sağlamak insanların kendi sorumluluklarıdır.

Eğer anlık durum, teorik olarak inanıldığı ifade edilen varlık nedeninin bir fonksiyonu değilse, bu durumda, kararlarda fonksiyonel olan varlık nedeni, inanıldığı iddia edilen varlık nedeninden farklıdır.

Bu nedenle ontolojik farkındalık hayatidir.

 

Güncel durum farkındalığı, temelde beş faktörle açıklanabilir.

Anlık durumun fotoğrafı, anlık sorunlar ve riskler, anlık ihtiyaçlar, anlık hedefler ve anlık önceliklerdir.

Tekrar hatırlatalım; anlar, farklı ölçeklerdeki zamanı ifade ederler.

Anlık durumun fotoğrafı bize sadece bir bilgi verir. Bu objektif, mutlak bir bilgi değildir.

Bu bilgi, insanın varlık nedeni ve diğer faktörlerle birlikte bir algı oluşturur. İnsanda tesirli olan algıdır. Algı özneldir ve insan bu algı üzerinden tutumlarını belirler ve davranışlarını gerçekleştirir.

Anlık durum fotoğrafı farkındalığı, algıyı oluşturan kök anlamlar ve bunu bütünleyen mekanizmanın diğer faktörleri ile birlikte, bütüncül bir tutarlılığı ifade eder. Yani, öznelerin anlık durumlarını anlaması ve anlamlandırması için; tutarlı, kesintisiz, bütüncül, sahici, sahih ve çalışan bir mekanizmaya sahip olduğuna emin olması lazımdır.

Anlık durumları anlayıp, anlamlandıran, algıyı oluşturan mekanizma; varlık nedeni ve onu bütünleyen mekanizma ile tutarlı bir ilişki kuramamışsa sorun var demektir. Aynı mekanizma bütüncül değil de, kesitsel ve yüzeysel bakıyorsa, sorun büyük demektir. Mekanizma içerisinde uyumsuz bölümler varsa, sonuçlar tutarsız ve yanlış çıkar.

Ayrıca bu mekanizmanın kesintisiz çalışması gerekir yoksa araya başka mekanizmaların anlamlandırmaları girer.

Sahici olması gerekir çünkü bazı bölümleri sahte veya sanal olursa, bu boşluk ta başka mekanizmalar tarafından doldurulur.

Anlık durum fotoğrafı farkındalığı; anlık fotoğrafı, başkaları tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak yapılandırılan algılar üzerinden okuyup anlamlandırmak yerine; orijinal, tutarlı ve doğru çalışan bir mekanizma ile özgün olarak okuyup, anlamlandırmayı ifade eder.

 

Güncel durum farkındalığının diğer bileşeni, “anlık sorun farkındalığıdır.”

Yaşamın bütün eylemlerini teknik olarak; hedefler, ihtiyaçlar, sorunlar (gelecek anlarda muhtemel sorunlar-riskler)  olarak belirleyebiliriz.

Sorunlar, gerçekleştirilmek zorunda olunan hedeflerin tahakkukunu engelleyen, zorlaştıran, geciktiren, mahiyetini bozan faktörlerdir.

Sorunlar bahse konu an içerisinde olanlar ve bununla bağlantılı başka anlarda ortaya çıkması muhtemel olanlar (riskler) tarzında tasnif edilebilirler.

Bu nedenle sorunların giderilmesi, yaşamın kök süreçlerinin zorunlu bir parçasıdır.

Ancak sorunlar da objektif ve mutlak değildir. Sübjektif ve izafidirler.

İzafiliği oluşturan temel husus, varlık nedeni ya da kök anlamdır.

Bütün durumlar kök anlamların bir fonksiyonu olarak ortaya çıkıyorsa; farklı kök anlamların gerçekleşmesi için gerekli amaç ve hedeflerin oluşmasını engelleyen, geciktiren, zorlaştıran, bozan etkiler de birbirinden farklı olacaktır.

Sorunlar; insanların, kurumların, toplumların, devletlerin başlangıç noktalarını belirleyen varlık nedenleri ya da kök anlamlarına göredirler.

Anlık sorun farkındalığı, farklı anlarda karşı karşıya kalınan sorunların; durumu oluşturan özneye göre özgün olarak belirlenebilmesidir.

Her özne, her an ve durumda, özgün sorunlarının farkında olmak zorundadır.

 

Anlık ihtiyaç farkındalığı da, sorunlara benzer özelliklere sahiptir.

Bütün hedefler özgündür. Özgün hedeflerin gerçekleştirilmesi için, özgün ihtiyaçlar vardır.

Anlık durumları oluşturan özneler, özgün ihtiyaçlarını bilmek ve karşılamak zorundadırlar. Ancak bu suretle kendi hedeflerini gerçekleştirebilirler.

Hiçbir farklı varlık nedeni ya da kök anlam sahibi olan özne; kendisinden farklı varlık nedenlerine göre yaşayanların özgün sorunlarını anlayıp, gidermek; özgün ihtiyaçlarını karşılamak sorumluluğunu almaz. Eğer karşılıyorsa veya karşılıyormuş gibi görülüyorsa; bu durum anlaşmaya dayalı bir işbirliği veya farklı amacın gerçekleştirilmesi ile ilgilidir.

Her durumda özne; özgün sorunlarını bilmek ve çözmek sorumluluğunu bizatihi üstlenmek ve gereğini yerine getirmek zorundadır.

Benzer olarak, her özne özgün ihtiyaçlarını bilmek ve gidermek sorumluluğuna her daim sahip olmak zorundadır.

Bu keyfiyet, anlık ihtiyaç farkındalığını mecbur kılar.

 

Anlık hedef farkındalığı, farklı varlık nedenlerini gerçekleştirebilecek öznelerin oluşturmak zorunda oldukları özgün amaç ve hedeflerin konusudur.

Mecburi çıkış noktası, varlık nedenidir.

Bunun gerçekleşmesi için her anın koşullarına göre, kök anlamın fonksiyonu olarak, amaçlar ve hedefler belirlenir, gerçekleştirilir.

Bu durum özgün ve izafidir.

Her kök anlamın ve nedenin gerçekleşmesi için gerekli hedefler; kök anlama ve anlık duruma göre izafidir.

Bu nedenle anlık hedef farkındalığına sahip olmak zorunludur.

Aksi durumda ya varlık nedenini gerçekleştiremeyecek hedefler belirlenir; ya da başkalarının varlık nedenlerinin gerçekleştirilmesine hizmet edecek hedefler üzerinde çalışılır.

 

Yukarıda anlatılan üç temel faktör; hedefler, ihtiyaçlar ve sorunların tamamını ilgilendiren bir başka farkındalık alanı ise “önceliklerdir”.

Anlık öncelikler farkındalığı da diğerleri ile aynı kökten doğarlar.

Varlık nedenini gerçekleştirmek için oluşturulan anlık durumlarda, özgün; sorunları çözmek, ihtiyaçları gidermek, hedefleri gerçekleştirmek mecburiyeti vardır.

Ancak bu süreçte yapılması gereken işlerin ve eylemlerin listesi çok kabarıktır.

Özne, sahip olduğu kaynakları öncelikle liste içerisindeki en önemli olanlara harcamak zorundadır.

Bu, öznenin değer yargıları ile belirlenir.

Özgün önceliklerin belirlenmesi ve önem sırasına göre gerçekleştirilmesi, sürecin sağlıklı ve etkin tahakkuku için zorunludur.

Anlık öncelik farkındalığına sahip olmayanlar, kaynak israfı yapıp, hedeflerini gerçekleştiremeyebilirler.

 

Farkındalıkları tarif eden üçüncü faktör ise “en doğru davranış farkındalığıdır”.

Varlık nedeni, amaçlar ve hedefler zincirinde, her an bir durumun oluşması mecburiyetin de, bir başka özgün ve izafi alan da budur.

Durumlar, öznelerin tutumları, kararları ve davranışları ile oluşurlar.

Öznelerin varlık nedenleri, kök anlamları; amaç ve hedefleri izafi ise; bunları gerçekleştirecek tutum, karar ve davranışlar da izafidir. Dolayısıyla hepsi de özgündür.

Anlık davranış farkındalığı; görece olarak;

Özgün varlık nedenini gerçekleştirmek için, öznenin, o anda oluşan karşı durum karşısında;

Özgün; tutum geliştirmeyi, karar alabilmeyi ve davranış gerçekleştirmeyi başarabilmesidir.

Bu farkındalığa sahip olamayanlar; diğerlerinin oluşturdukları algılar üzerinden anlar ve anlamlandırırlar. Bunun sonucu olarak bir tutum belirlerler.  Belirledikleri tutum, karar ve davranışlarını oluşturur.

Sonuç olarak, davranışı geliştiren özne, algıyı ve tutumu maniple eden unsurun varlık nedenini gerçekleştirmek için çalışmış olur.

Bir başka tarif ile her özne; sahip olduğu varlık nedeninin gerçekleşmesi için her anı özgün ve düzgün okumak zorundadır. Bu okumalar sonunda ortaya çıkacak olan sorunlar, ihtiyaçlar ve hedefleri özgün ve düzgün olarak belirlemek zorundadır. Bunlar arasından öncelikleri de özgün ve düzgün olarak tespit etmelidir. Bundan sonra artık sorunların çözülmesi, ihtiyaçların giderilmesi ve hedeflerin tahakkuk ettirilmesi ve bunların belirlenen öncelikler dâhilinde gerçekleştirilmesi için en doğru eylemlerin, davranışların belirlenmesi ve gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Anlık davranış farkındalığı böyle bir bilinç durumunu ifade eder.

 

İnsan, aile, toplum, kurumlar ve devletler; kısaca bütün yaşam özneleri için “anlık durum farkındalıkları” hayati önem taşımaktadır.

Önem, bir yönüyle yaşamın niteliği, diğer yönüyle ise güvenliği ile ilgilidir.

Anların önemini belirleyen iki temel faktörden birisi; anda oluşan “durumun anlamı ve değeridir.” Diğer faktör ise çok yönlü olarak “anlardaki durumun farkındalığına” sahip olmaktır.

Bunlara sahip olup, yönetmeyen özneler;

Kendi fidanlıklarında yetiştirdikleri fidanların başkalarının ormanlarında ağaç olmasını önleyemezler.

Avusturalya’ya gitmek için bindikleri geminin, onları Amerika’ya götürdüklerini fark edemezler.

Sahip oldukları kaynakları, diğerlerinin varlık nedenleri ve kök amaçlarının gerçekleştirilmesi için kullanırlar ve bedellerini de kendileri öderler.

Fıtratlarına aykırı bir yaşamı, farkında olmadan kurmaya çalışırken, tatminsizlik ve tutarsızlık cehenneminde yanabilirler.

Bir anda, anlamsız, amaçsız, umutsuz, çaresiz ve boşluk içerisinde kalabilirler.

Özgürlüklerini, özgünlüklerini ve kaynaklarını kaybedebilirler.

Topyekûn güvenlik ve beka sorunu yaşayabilirler.

Farkında olmamanın derin ıstıraplarını yaşamak zorunda kalabilirler.

 

Murat SAYIMLAR

EKİM 2017


Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr