Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 1 > GÖRÜŞ KESKİNLEŞMEDEN ÖNCE

GÖRÜŞ KESKİNLEŞMEDEN ÖNCE

Allah'a ve ahirete kavuşmayı ummak, genelde insanlar, özelde de kendini İslam'a nispet edenler için hayati bir önem arz etmektedir.

Allah'a ve ahirete kavuşmayı retorik/laf düzeyinde ifade etmek, yazılarda bezeme unsuru olarak kullanmak, anlam ve fonksiyonuna ilişkin olmaksızın, ötekine mesaj yada dil alışkanlığı olarak ifadelendirmek; ummak değildir.

Ummak, ümit etmek, gerçek inanca dayalı bir durumu ifade eder.

Her şeyin gerçeğine ve karşılığına kavuşmayı anlatır.

Bu durumda, mensubiyetin ve durumun sahihliği, taraflık, irtibat ve iltisakların meşruiyeti doğrudan kapsam içerisindedir.

Eğer gerçekten ve kesin inançla, bir Allah'a ve ahirete kavuşmayı ummak varsa; yapılan işlerin amel-i salih olması söz konusudur. Aksi durumda yapılanlar sadece amel yani faaliyetlerdir.

Ancak samimi ve güçlü inanca dayalı bir Allah'a ve ahirete kavuşmayı ummak durumu, insanın bulunduğu zeminin ve atmosferin, sahih hükümlere istinaden inşa edildiği ve sürdürüldüğünden emin olmak talebini ve çabalarını mümkün kılar.

Aksi durumda, halihazırın gözlenebilir tabloları ve bunları kurup, sürdürenlerin tasvirleri, insanların "sahih ve meşru" kabullerini oluşturmaya yeter. Artık onlar için asla nispetle doğruluk muhasebesi yapmak ihtiyacı yoktur. Bu halin uzun süre devam etmesi durumunda, bu hususta talep ve yetenekler tümüyle ortadan kalkar.

Binilen gemi üzerindeki temizlik, animasyon, mutfak hizmetleri ve benzeri faaliyetlerin mükemmel yapılması, üzerindekilerin arzu ettikleri hedefe ulaşmalarını mümkün kılmaz. Seyahat süresince konfor ve ötekilerin övgü ve teveccühlerine mazhariyet sağlar.

Oysa ki, menzile ulaştıracak temel faktörler; geminin rotası, rotayı belirleyenler, gemiyi yönetenlerin bu rotaya uygun bir yönetim iradesi ve sürecidir.

İnanılsa da, inanılmasa da Allah'a ve ahirete kavuşulacaktır. Bu inanca samimi ve güçlü sahiplik; yolda olmak ve kalmak hassasiyeti ve gayretinin kurucu fonksiyonlarına sahip olmayı mümkün kılabilir.

En büyük tuzaklardan biri ise bunun farkında olmayıp, hatta farkında olmadığının da farkında olmayıp; hallerinden emin biçimde, muhasebe etmeyi düşünmeden, hatırlatanlara kulaklarını kapatıp; var gücüyle güverte temizliği yaparak, hedefe ulaşmak ümidi içerisinde olmaktır.

Allah'a ve ahirete kavuşmayı ummanın mütemmim cüzü Allah'ı çok zikretmektedir. Yani bulunulan her an ve durumun; Allah'ın bunlara ilişkin vaz ettiği kök anlamlar ve hükümler ile uygunluğunun gözden geçirilmesi mecburiyetidir.

Yapılmazsa; Allah bir şeytan musallat eder, o emreder, insan yapar ve kendini doğru yolda, hakikat üzere zanneder.

Eğer gerçek bir ummak hali üzere olunmazsa; umulmayanla karşılaşınca, görüş keskinleşir, anlaşılmayanlar, anlaşılır fakat geri dönüş imkanı olmaz.

Teslim olmanın hakikati; sadece iddia, sosyolojik taraftarlık ve kimlik ya da diğer küçük faydaların elde edilmesi amaçlı olmak değildir. 

Her şeyin hakiki hükmü; fıtratı ve hakikatine uygun olmakla gerçekleşir.


Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr