Anasayfa > Yazılar > HAKİKATE DAİR -3-

HAKİKATE DAİR -3-

 

Bu durum, hakikat çerçevesinde yaşamayı isteyip, hakikati, ontolojik boyutundan okuyabilecek ve buradan itibaren bütün süreç ve sistemi yönetebilecek yetenek ve potansiyele sahip olanlar için farklı bir öneme sahiptir.

Bu özelliklere sahip olan kişiler, bir yönden hayatın bütün boyut ve çeşitliliği ile inşa edilmesi sürecinde; kurmaylık, kuruculuk ve liderlik mertebesinde rol alacak, sorumluluk üstlenecek olanlardır.

Diğer yönden, bu özellikleri ile birlikte; kuracakları hayatın, sahici hakikate uygun bir nitelikte olmasını sağlayabilecek bir imkâna sahiptirler.

Bu durumda, yeryüzü hayatının bütün unsurlarını; kendi hakikatleri çerçevesinde, hiçbir hukuku çiğnemeden, haksızlık, adaletsizlik yapmadan, çatışma ve çelişki olmadan kurabilmek fırsatı doğabilecektir.

Bu imkâna sahip olan insanlar, hakikat çerçevesinde yaşamak isteyen diğer insanlara; nispi otoritelik, şahit numunelik, örneklik yapmak görevini ifa edeceklerdir.

Bu insanlar ve liderlik ettikleri diğer insanlar, kurumlar, ağlar; hakikat çerçevesinde yaşamak istemeyen, sahte hakikat imal edip, sahte ilahlık taslayanların, kötü ve yıkıcı süreçlerine karşı durabilecek imkânı oluşturma şansına ve potansiyeline sahiptirler.

Ayrıca bu insanlar ve yönettikleri süreçler; kötülük odaklarının bozduğu, imha ettiği dünyanın yeniden inşa edilmesi için imkân sahibi olanlardır.

Bu imkâna sahip olan insanlar ve oluşturdukları kurum ve ağlar; sahte ilahların, dünyayı, hayatı, hukuku imha etmelerini önleyici tedbirleri ve süreçleri geliştirebilecek ve yönetebilecek unsurlardır.

Özetle; sahici hakikat çerçevesinde yaşamaya inanıp, bunun; kuruculuk, kurmaylık ve liderlik unsurlarını gerçekleştirebilecek insanların olması; bunların, görevlerini yerine getirebilecek formasyonlara sahip olmaları; bu formasyonları ile sorumluluklarını üstlenmeleri; diğer insanlara şahitlik ve önderlik etmeleri; hayatın bütün boyutlarının, kendi hakikatlerine uygun inşa edilebilmesi; insanların, kendi hakikatlerine uygun yaşayabilmeleri için lazım şarttır.

Bu kadar büyük öneme sahip bir durumun, gerçekleşmeyip; bu potansiyele sahip olanların, diğerlerinin çizdiği sahte hakikat sınırlarında yaşamayı kabul etmeleri; cesurca ve sorumlu olarak görevlerini üstlenememelerinin nedeni neler olabilir?

İnsanlar tercih ve davranışlarını, sahip oldukları perspektif çerçevesinde gerçekleştirirler.

Perspektif, insanların inançlarını ve fiillerini oluşturan; kök referans noktası, bakış açısı, kavram içerikleri, yaklaşım ve ele alış biçimleri, yöntemleri ve benzeri hususları içerir.

Hâlihazırda, söz konusu insanların cari perspektifleri, büyük oranda;

Sahici hakikatin referans noktasında durup, doğru bakış açısı ile bakmalarını sağlayamamaktadır.

Düşüncelerini ve inançlarını oluşturan kavramların doğasına ve temel fonksiyonlarına ilişkin; sahih, bütüncül, kapsamlı ve etkili içerik ve tasavvur sağlamamaktadır.

Düşünce ve inanç sistemleri;

Çelişkisiz, sahih ve bütüncül bir yapıya sahip değildir.

Cari düşünce sistemlerini oluşturan bilgilerin; sahici hakikat kaynaklarının yanı sıra, imal edilmiş sahte hakikat kaynaklarından da elde edildiği bilinmektedir.

Tamamıyla, sahici hakikat çerçevesinde, sahih  ve etkili bir süreçle inşa edilmemişlerdir.

Bütünüyle, bu çerçevede inşa etmeyi mümkün kılabilecek;  gelenek, kurum, disiplin ya da süreçler de görülmemektedir.

Hâlihazır durumların, karar ve davranışların, ilişkilerin, sistemlerin; sahici hakikat hükümleri ile inşa edilip, edilmediğini; bunların oluşturduğu sonuçların, hakikat hükümlerine uygun olup, olmadığını kontrol edebilecek muhasebe ve yüzleşme usulleri ve mekanizmaları da yoktur.

İmal edilmiş hakikatlerin kurduğu sistemler içerisinde yetişmiş, konuşlanmış, pozisyon ve görev almış; bu sistem ve süreçleri içselleştirmiş olan unsurların; sahici hakikatleri anlamak, sistemleştirmek ve bu çerçevede sistem ve süreçler inşa etmek çabalarının bir totoloji olduğunun farkında değillerdir.

İçinde biçimlendikleri ve yaşadıkları sistemlerin; bu insanların zihinsel ve ruhsal formasyonlarının; doğal potansiyellerini hayata geçirmek zeminlerinin; özgürlüklerinin ve özgünlüklerinin, sınırlanmasının etkisi altında olduklarının farkında değillerdir.

                                                            

Bunun hasılası olarak; ufuksuzluk, sığlık, korkaklık, meselesizlik, farkında olmamak, özgüvensizlik ve değersizlik türü olumsuz hallere sahip kılınıp, bunun sürekli olması için; cari sistemin yaptığı çalışmaların negatif etkilerini okuyamamaktadırlar.

Bu durumun, yaşamın hakikati çerçevesinde; sahici hakikat taraftarları ile imal edilmiş, sahte hakikat taraftarlarının; ontolojik karşıtlık ve hatta düşmanlık içerisinde olduğu bilincinin noksanlığı söz konusudur.

Bu yoksunluk, net bir pozisyon alıp, buradan bir yaşam mücadelesi geliştirememesini ortaya çıkartır.

Sahici hakikat taraftarlarının; olumsuzlukları ortadan kaldırıp, özgün sorunları çözecek; özgün hedefleri belirleyip, ihtiyaçları giderecek; ilişkileri, süreçleri, kaynakları geliştirip, yönetecek; sahici ve etkin bir liderlik mekanizmasının eksikliği de stratejik faktördür.

Diğer faktör ise imal edilmiş sahte hakikat unsurlarının; sistemler, fiili süreçler ve bunların görülebilir sonuçlarını geliştirmiş olmalarıdır.

Sahici hakikat sahiplerinin; sistem, süreç ve sonuçları fiilen ortaya koyamadıkları için şahitlik ve örneklikler de oluşturmamaktadırlar. Oysaki sahici hakikat taraftarlarının büyük bölümü de dâhil, insanların çoğunluğu; görülebilen sonuçlar üzerinden anlayış ve tasavvur geliştirmektedirler.

Bu durum bir kısır döngü oluşturmaktadır.

Olumsuz kısır döngünün bir yerden kırılması ve sahici hakikat sahiplerinin hayata ilişkin her şeyi yeniden inşa etmek mecburiyetleri vardır.

Bunu gerçekleştirebilmek için birkaç öncül hususun, öncelikle inşa edilmesine ihtiyaç vardır.

Bunları kısaca şöyle ifadelendirebiliriz.

1.Yeni, sahih, yeterli, bütüncül ve etkili bir perspektifin inşa edilmesi gerekmektedir.

2.Sahici hakikat sahiplerinin kalitelerini yükseltmeye başlamaları lazımdır.

3.Sahici hakikat inançlılarının; düşünce, analiz, strateji, planlama, üretim, yönetim,  kaynak geliştirme ve yönetimi, ilişki yönetimi, iletişim, mücadele, inşa vb. kapasitelerini geliştirmeye başlamaları zorunludur.

4.Süreçlerin, insanların, yeniden inşanın ve mücadelelerin öncüleri olabilecek; kurmay ve kurucu kafaya, derin düşünme kapasitesine, güçlü inanç ve dava adamı formasyonuna, güzel ahlak ve liderlik vasıflarına sahip insanların; kendilerinin farkına varmaları, ortaya çıkmaları ve potansiyellerini harekete geçirmek için çalışmaları gerekmektedir. Herkesin, bunların gerçekleşebilmesi için zorunlu olan imkân, zemin ve atmosferin oluşturulmasına destek olmak sorumlulukları vardır. Ayrıca bu insanların liyakatleri ve sorumluluk düzeylerine uygun pozisyonlarda görev almaları için motive edilmeleri de gerekmektedir.

Yukarıdakileri gerçekleştirebilmenin başlangıcı, “yeni bir perspektifin inşasıdır.”

Yeni, sahici ve etkin bir perspektifin inşasının başlangıcı ise kurucu kavramların ve olguların, fıtratlarına uygun olarak tarifi ve fonksiyonlarının açıkça ortaya konulmasıdır.

Bunların başlangıcı ise “hakikat” kavramının, “fıtrat/doğa” kavramları ile özdeş olduğu bilinci içerisinde; “fıtrat” kavramına ilişkin gerçek ve yeterli bir tasavvur geliştirilmesidir.

 

Murat SAYIMLAR

KASIM 2017

 


Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr