Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 5 > HORASAN MASALLARI
HORASAN MASALLARI
 
Annesinin bir camii avlusuna bıraktığı üç günlük bebeği, köpekler kaçırmışlar.
 
Bir dişinin merhameti ile parçalanmaktan kurtulmuş ve köpek sütü ile beslenmeye başlamış.
 
Bir insan örneği olmadığı için, insan yavrusu gibi emeklemeyi, tutunarak ayakta durmayı, düşe kalka adım atmaya çalışmayı, iki ayak üzerinde yürümeyi ve koşmayı öğrenememiş.
 
Diğer köpek yavrularına bakıp, bu süreçleri hep "dört ayak" üzerinde yaşamış.
 
Onun nasibine temiz insan yiyecekleri düşmemiş. Köpek sütünden kesilince, diğerleri gibi leş yemeye başlamış.
 
Ne köpek sütüne, ne dört ayak üzerindeki hareketlerine, ne de leş yemeye itirazı olmamış. Zira bunlardan başkasının olacağına dair bir bilgisi ve farkındalığı yokmuş.
 
Bir gün sokakta, köpek sürüsü arasında, köpekleri taklit ederek dolaşırken, bir insan evladıyla karşılaşmış.
 
Onun için bir anlam ifade etmemiş ve hatta korkmuş, o insanı tehdit olarak görmüş. Korkusu, köpeklerin arasından ayrılıp, leş yemekten yoksun kalmaktanmış. 
 
Oysaki karşılaştığı insan, bir insan evladının bu durumda olmasına dayanamamış. Diğer köpekleri kovalamış. Onlarla birlikte kaçmaya çalışan çocuğu da belinden yakalamış ve bırakmamış.
 
Çocuk, korku ve panik içerisinde, adamın elini ısırmış, tırnakları ile kollarını yaralamış. Adam buna rağmen yine de çocuğu bırakmamış, zira bir insan evladının bu hâlde yaşamasını kabullenememiş.
 
Bundan sonrasında yaşananlara, zorluk ayları denilebilir. 
 
Kendisine benzeyen fakat onun gibi davranmayan, yürümeyen, yemek yemeyen bu yaratıkları, tehdit ve düşman olarak görmeye devam etmiş.
 
Adam ve ailesi durumun vehamet ve garabetini görmelerine rağmen, çocuğa, insan yavrusu gibi hürmet duyup, davranmaya devam etmişler. Oysaki çocuk onlara tehdit oluşturup, zarar vermekten imtina etmemiş. Çünkü onları, köpeklerden farklı yaratıklar olarak görüyormuş ve köpeklerin yaşamının dışında bir yaşam olabileceğine ihtimal vermiyormuş.
 
Bu masalı anlatan Horasanlı yaşlı adam, çocuklara; eskilerin, bu masalı iki farklı şekilde bitirdiklerini söylemiş. 
 
Birisinde, evcilleşmeyi reddeden çocuğun kaçıp, köpeklerin yanına döndüğünü anlatırlarmış. Ancak köpekler, çocuğu tekrar kabullenememiş ve bir gün parçalamışlar. 
 
Diğerinde ise, çocuk çok zor da olsa, köpek değil, insan olduğunu fark etmiş. Bundan sonra onun için hayat yeniden başlamış.
 
Önce bebekler gibi emeklemeyi, sonra tutunarak, iki ayağı üzerinde durmayı, daha sonra düşe kalka yürümeyi ve koşmayı öğrenmiş.
 
Leşten tiksinmiş ve yemekten vaz geçmiş, yerine temiz şeyler yemeye başlamış. 
 
Dinlemiş, dinlemiş ve bir insan gibi düşünmeyi, anlamayı ve konuşmayı öğrenmiş. 
 
Çok uzun mücadeleler vermiş fakat yeniden insan olmanın erdemine ulaşmış ve hazzına ermiş.

Copyright 2020 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr