Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 2 > KAFA KARIŞIKLIĞI

KAFA KARIŞIKLIĞI

İtmi'nana ulaşmış az miktarda insan: aklını teslim etmiş ve böyle olmasına iman etmiş bir bölüm; ileri derecede ruh ve kişilik sorunu olanlar ve hafif şizofrenik durumda, saklanacak bir kovuk bulanlarıdan geçici emniyette olduklarını zannedenlerin dışında kalanların neredeyse tamamı için, bir biçimde kafa karışıklığına sahiptirler denilebilir.

Bir ideolojiden din öğrenmiş olanlar, ideolojinin kendisini din zannetmek gibi bir kafa karışıklığına sahiptirler.

Fakat inandıkları "dinin"; itminan, adalet, bütüncüllük, üretim, inşa, çelişkisizlik, çatışmasızlık, varlık nedeninin tahakkuku, etkililik, güçlülük, özne olmak, özgürlük vb. Taahhütlerinin gerçekleşmediğini görünce kafaları bir daha karışmaktadır.

Bu kere sahip oldukları ideolojinin ezberleri üzerinden tarifler yapmaya, tavır belirlemeye çalışmaktadırlar.

Genellikle ezberlerden birisi; ya kendilerinin uygulamada eksik kaldıkları, başarılı olamadıkları; ya da başlarındaki zatların söylediklerini anlamak hususunda eksik ve zaaf içerisinde oldukları tezidir.

Tavırlardan bir tanesi; onları tatmin etmeyen öğretinin; kafa karışıklığının başkalarına, tebliğ adı altında transferidir.

Bir başka tavır ise itminansızlık ve kafa karışıklığını yok sayarak, sahip oldukları ideoloji üzerinden kavgaya girmektir. Bu kavgada muarız genellikle aynı dini başka bir ideolojik çerçevede öğrenmiş ve savunuyor olanlardır.

Bir başka kafa karışıklığı ise; inanılıp, savunulan dinin anlam ve hükümleri dışında, başka bir çerçevenin ürünü olan anlam ve inşa hükümleri ile bir hayatın farklı yönlerini yapılandıran, yöneten ve yaşayanların yaşadığı karışıklıktır.

Bu en sorunlu olanlardan birisidir.

Düşünce, inanç ve davranış, birbirlerini inşa eden unsurlardır. Bu durumda; düşündüğü ve konuştuğu gibi inanıp, davranamayanın hali nice olacaktır?

İnsan fıtratı buna izin vermeyeceği için, fıtratın yapısının değiştirilmesi gerekmektedir.

Düşünüp, konuştuğu gibi davranmayanlar öncelikle zihni ve şahsiyeti ikiye bölmek zorundadırlar.

Bir davranışın gerçekleşmesi için zorunlu olan bilgi yani düşünce ve inanç başka bir kaynaktan alınarak davranış gerçekleştirilmektedir.

Diğer taraftan davranışı oluşturmayacak bilgi, fikir, düşünce; soyut savunu, taraftarlık ya da sosyolojik kimlik biçiminde ortaya koyulacaktır.

Reel ve ideal ayırımı ile illetli hale gerekçe oluşturulmaya çalışılacaktır.

Bu durum; parçalanmış zihin, kimlik, ruh; iki yüzlülük ve dillilik biçiminde temayüz edecektir.

Bu durumun sonuçları da, fıtraten nakısa olan; bütüncüllüğün bozulması; gücün azalması, tutarlılığın, etkililiğin ve güvenin kaybolması, itminandan uzaklaşmak biçiminde tezahür ederler.

Şizofrenik ruh halleri, korkmak, kaçmak, saklanmak, bu tür kafa karışıklığından doğarlar.

Bu tür kafa karışıklığının çıktılarından birisi de, tezahürlerin pazarlanıp, pozisyon satın alınmasıdır.

Hakikatin ifadelendirdiği makro varlık nedenleri ve hayatın anlamlarından mülhem olarak; kendisine hayat amaçları ve bunlardan mülhem güncel hedefler oluşturamayanlar da, kafası karışıklar taifesinin bir bölümünü teşkil etmektedirler.

İtmi'nanı aramak gibi bir fıtri mecburiyetle yaratılmış olan insan; itminanı bulabileceği makro nedenler, amaçlar ve hedefler çerçevesinde karar ve davranışlara sahip değilse; her seferinde aradığını bulduramayan tercihlerin pençesinde kıvranıp, hayal kırıklığına ve ümitsizliğe uğrayacaktır.

Bu kafa karışıklığının bedeli çok ağırdır. Kaygan bir zeminde, tutunacak dal bulamadan, aşağı doğru kayan insan kıvamsızlığında hayatı yaşamak zorunda kalınabilir. Bir müddet sonra hayat anlamını kaybedecektir.

Anahtarı bodrumda kaybedip, asfaltta arayanların kafa karışıklığına da değinmek gerekecektir.

Bu durum yazının başında belirttiğimiz şizofrenik durumun tezahürüdür.

İçinde bulunduğu hal, sorunlar, ihtiyaçlar ve hedeflerle hiç alakası olmayan işlerle uğraşıp; sahici ve etkili iş yaptıkları zannıyla; maksatlarını gerçekleştirip, umduklarına ulaşacaklarını düşünenlerin halidir, bu kafa karışıklığı türü.

Hangi biçimde olursa olsun, kafa karışıklığı illetli ve zor bir durumdur.

Allah'ın; varlığı, hayatı ve insanı yarattığı özellikler yani fıtrat çerçevesinde olmak, kalmak ve davranabilmek; kafa karışıklıklarını ve tezahürlerini ortadan kaldırabilecek yegane unsurdur.

Yeryüzü hayatının bütün anlarında, karar almak ve davranış sergilemek zorunda olan insan; bunların mahiyetini; Allah'ın hakiki din olarak vaz ettiği, insan fıtratının bilgisi ile belirlemesi sonucunda; kafa karışıklığı gider, itminan gelir.

Fıtratın bilgisi Allah'ın vahyi ve kevni ayetlerinden; Allah'ın afak ve enfüste ayetleri apaçık göstermesi, akletmek ve fehmetle elde edilir.

İnsana düşen ise talip olmak ve liyakat kesbetmeye çalışmaktır.


Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr