Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 2 > KARADELİKLERİN BEDELİ

KARADELİKLERİN BEDELİ

Siyasi, sosyal ve akademik çalışma yapanların neredeyse tamamı; insan eksenli politikalar geliştirdikleri ve insana dair çalışma yaptıkları iddiasındadırlar.

Ben bu beyanların doğru olduğuna inanıyorum.

Ancak ortada apaçık görülen bir vakıa da var.

"İnsan eksenli politikaların ve çalışmaların" muhatabı olan insanlar da bunların fıtri tezahürleri görülmemektedir. Hatta insanların önemli bir kısmı; tatminsizlik, mutsuzluk, huzursuzluk, amaçsızlık, kişilik problemleri, psikolojik sorunlar, ilişki sorunları, özgüvensizlik, özdeğersizlik vb. problemlerle karşı karşıyadırlar.

Bunların doğal yansıması olarak; bireysel, toplumsal ve ailevi problemler ortaya çıkmaktadır.

İster istemez şu soruyu sormak mecburiyeti doğmaktadır. Neden bu kadar insan eksenli politika ve çalışma varken, insanlar kendine ve fıtratına yabancılaşmaktan doğan köklü bir gerilemeye ve çöküşe maruz kalmaktadırlar?

Bu tespitlere itiraz eden bir çok insanın olacağını biliyorum. Fakat bunun yanısıra, bu insanların şimdi bulundukları standartlara kavuşmadan ve başka konum ve sistemlerin içinde bulundukları durumda farklı düşünüp, davrandıklarını da biliyoruz.

Bu durumu terakki olarak değerlendiremeyiz.

Bu durum yeni pozisyonun perspektifinden okuyup, yaklaşmanın sonucudur.

Karadeliklerden bir tanesini bu keyfiyet oluşturmaktadır.

İnsanı eksen alan politika ve çalışmalardaki en önemli sorulardan bir tanesi; hangi insanı? olmalıdır.

İnsanın arzu ve isteklerini baş değer olarak gören , "insan eksenli" politika ve çalışmalar; nefsi standartların geliştirilmesi ve tüketimin arttırılması yönelimlidir. Bu eksendeki çalışmalar, insanda itminanı sağlamamaktadır. Doymaz tabiatlı nefsin tüketimini körükleyen politikaların başarı ölçüsü ekonomik büyüklüklerdir.

Oysaki, fıtratı temel değer alan insan eksenli politika ve çalışmaların başarı ölçüsü; insan fıtratına uygunluk, adalet, itminan ve topyekün üretim halidir.

Ezcümle; "insan eksenli politikalar ve çalışmalar" denilince; insana hangi perspektifden bakıldığı ayırdedici unsur olarak görülmelidir.

Bu hususta ikinci karadeliği oluşturmaktadır.

Şeytanların ancak, insanlarca oluşturulan bu karadeliklerden girerek aldatabildikleri temel bir gerçektir.

İnsanları itminana erdirecek olanın; fıtrat eksenindeki politika ve çalışmalar; hüsrana uğratacak olanın da heva eksenindeki çalışmalar olması gerçeğinden çıkışla; politika, karar ve çalışmaların oluşturduğu karadeliklerin bedeli; fıtratına ve kendisine yabancılaşan insan ve hüsran olabilmektedir.

İnsanların nefsine ilişkin standartların yükseltilmesi ile elde edilecek kazanımların bedeli; insanların fıtratına istinaden uğradıkları hüsranlar olmamalıdır.

Bunun manası ancak fıtrat perspektifinden okuyabilenlerce anlaşılabilir.

Nisa.85 - Kim güzel bir (işte) aracılık ederse, ona o işin sevabından bir pay vardır. Kim de kötü bir (işte) aracılık ederse, ona da o kötülükten bir pay vardır. Allah’ın her şeye gücü yeter.


Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr