Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 4 > KARADUL -3-
KARADUL -3-
 
10.65 - Onların sözleri seni üzmesin. Şüphesiz 'izzet ve gücün' tümü Allah'ındır. O, işitendir, bilendir.
 
 
GÜÇ FİLOZOFU -1-
 
Güç Felsefesi ve Dinamikleri isimli uluslararası sempozyuma yirmi yedi ülkeden tebliğci davet edilmişti.
 
Akademisyenler, stratejler, politikacılar, istihbaratçılar, askerler, büyükelçiler, bürokratlar; yani çok geniş yelpazede, konuşmacılar ve davetliler çağırılmıştı.
 
Şüphesiz davetlilerin en ilginçlerinin başında Prof.Cemal Yiğitoğlu geliyordu.
 
Bu tür toplantılar için hiçbir çabası ve talebi olmazdı. Ancak isminde ve içeriğinde "güç" olan, Dünyanın herhangi bir yerinde yapılacak hiçbir toplantı da, Hocasız olmazdı. 
 
Cemal Hoca; bir "güç filozofu", strateji dehası, davranış bilimci, yapay zeka üstadı ve tamamlayıcı bir çok alanda uzmanlık düzeyinde bilgi ve tecrübe sahibi idi.
 
Bu yılki sempozyumda; yeni güç parametreleri ve dinamiklerinin yanısıra, "Güç Paradigmalarında Yeni Perspektif" isimli bir başlık ta tartışılacaktı. 
 
Tebliğler sunulmaya başladı. 
 
Milli güç unsurlarında yeni parametreler; Güç parametreleri ve teknoloji ilişkileri; Siber dünya ile ortaya çıkan güç ve tehdit potansiyelleri; İnsan niteliği ve güç potansiyelleri münasebeti; Din algısı yönetimi ile güç devşirmek gibi farklı konu ve alanlarda; yeni ve renkli tebliğler sunuldu. 
 
Gücün felsefesi ve Yeni güç paradigması alanında tek tebliğ sunacak olan Cemal Hocaydı. Bu nedenle en merakla beklenen ve izlenen konuşma da onunki oldu.
 
Cemal Hoca kürsüden davetlileri gözleriyle bir taradı ve konuşmaya başladı. 
 
"Ben konuya sonundan başlamak istiyorum" dedi.
 
"Bu konuşmadan sonra üç tip tepki oluşacak."
 
"Bunlardan bir tanesinde, dinleyenlerin bir bölümü hiçbir şey anlamayacaklardır. Bunlar kendi aralarında ikiye ayrılacaklar. Birinci kısım, bu konuşma yapılmamış gibi davranacak ve geldiği gibi gidecekler. İkinci kısım ise, biraz sonra anlatacağım şerefsizlerin taktiklerini yutup, tezviratlarının peşine takılıp, onların anlamadığı ve benimde anlatmadığım şeyleri söyleyerek, adi bir kampanyanın beleş soytarılığını yapacaklardır."
 
Böyle konuşabilmek, Cemal Hocanın, sahip olduğu özelliklere binaen, izne ihtiyaç duymadığı ayrıcalığı idi.
 
"Gelelim ikinci gruba" dedi. " Bunlar anlatacaklarımı kesinlikle anlayacaklardır. Hatta bu konuşmanın oluşturabileceği muhtemel etkilerin hızlı analizini de yapıp, ilk tepkilerini tartışma bölümünde vermeye başlayacaklardır. Daha sonra, eğer bu tartışmanın açılmasında stratejik bir risk olabileceği değerlendirmesi yaparlarsa, kapsamlı bir önleme stratejisi de geliştireceklerdir."
 
"Bunları korkup, çekindiğimden dolayı söylemiyorum. Dikkat çekmeye çalışacağım konunun; anlamı, bağlamı ve hedefi dışında bir çerçeve ile saptırılarak, lince maruz bırakılmasını hedefleyen bir kampanya ile israf edilmesine karşı, bir önlem olarak söylüyorum."
 
"Üçüncü grup ise; hakikati bulmaya ilişkin bir niyet ve ciddiyetle dinleyecekler, anlayacaklar ve buradan geldikleri gibi gitmeyeceklerdir. Bunlar, konjonktürün, ortaya çıkmasına vesile olabileceği muhtemel dünyanın, yeni perspektifinin oluşmasında, etkili unsurlar olarak yerlerini alacaklardır."
 
Anlatacağım konu, yeni bir tezin ortaya atılması gibi dinlenilmemelidir. Ayrıca kamil bir modelin tarifi olarak ta düşünülmemelidir.
 
Sadece, güç konusunda, farklı bir paradigmanın anlaşılabilmesine imkan sağlayacak bir perspektifin oluşabilmesi için gerekli düşünce sistematiğine ilişkin, sınırlı bir örnek olduğu düşünülerek dinlenilmelidir" dedi ve tebliğini sunmaya başladı.

Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr