Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 3 > KAVŞAK NOKTASI VE DÜĞMEYİ DOĞRU İLİKLEMEK-4-

KAVŞAK NOKTASI VE DÜĞMEYİ DOĞRU İLİKLEMEK-4-

Bu kavşakta durmanın icapları vardır.

Kavşak noktaları, karar noktalarıdır.

Buralarda verilecek en temel karar; hak ve hakikat yönüne gidilip, gidilmeyeceğine dair; en sahici, derin, geniş, bütüncül ve samimi karardır.

“Yolumuz belli, yönümüz belli” diyenlerden, özellikle;

Geçmiş dönemlerde, şeytanla hakkını vererek kıtal etmemiş; fıtratı ekseninde bir hayat inşa etmek sürecinde bulunmamış, nefsin tezkiye ve terbiyesi için layıkı vechile mücadele vermemiş; bunları hakkıyla yapmak yerine, ördükleri kozalarda laf etmiş; farkındalığı derinleştirmemiş, tecrübe kazanmamış ve liyakat kesbetmemiş olanların;

Fazlaca emniyet içerisinde olmamaları; “ey iman edenler, iman ediniz”, “tevbe ediniz” emirlerinin gereğini yerine getirmeyi düşünmeleri, samimiyetin icapları gibi görülmektedir.

Dönemsel olarak; görmenin, işitmenin, fark etmenin, inanıp, taraf olmanın lazım şartı olan yaklaşım mertebesi, geçmişe nazaran farklılık arz etmektedir.

Bu kavşak noktası, büyük bir kırılım potansiyeline sahipse;

Büyük kırılımlar, en derinlerden başlar.

Şeytanın ve Adem (as) taraftarları, aynı hakikate, farklı biçimlerde yaklaşarak, hayata müdahale ederler.

Adem taraftarları, fıtrat özelliklerine uygun bir yaklaşım içerisindedirler.

Şeytan ve yandaşları ise fıtratı bozup, fıtrat imkanlarının farkına vardırmayacak bir kaldıraç kullanırlar.

Yani iki tarafında ortak noktası fıtrattır.

Bu nedenle, bozmak için çalışacak olan şeytan taraftarları, bu mertebeden yaklaşarak bir şeyler yapmaya çalışacaklar.

Bu bütün oluşların en derin noktasıdır.

Yüzünü hakikate dönüp, kararını burası için vereceklerin de başka çaresi yoktur.

Hayatı ve kapsayıp, kuşattığı herşeyi; varoluş özellikleri, fıtrat, din mertebesinden başlayarak;

Okuyup, anlayıp-anlamlandırabilmek; tasarlayıp-inşa edebilmek mecburiyetleri vardır.

Bu keyfiyet; hem varlık nedenine uygun bir hayatın inşası ve yaşanması; hem de, şeytana ve nefse karşı güvenliğin sağlanması açısından gereklidir.

Hayatın görünen yüzünden bakıpta, okuyabilenler, belki fıtrat mertebesinden yaklaşıp, okuyabilmek imkanına sahip olamayabilirler. Fakat bu durum, ne onların mükellefiyetlerini ne de karşı karşıya oldukları riskleri ortadan kaldırır.

Bu nedenle tek çözüm; “kendilerinden olan emir sahiplerinin” okumalarından yararlanmalarıdır.

Kavşak noktasında dikkat edilecek en önemli hususlardan birisi de budur.

Hak ve hakikate yönelmiş olanlar için, “kendilerinden olanların” sahip olacakları en temel kriterlerden bazıları;

Dünya’ya, hayata, hadisata, olgulara, sistem ve ilişkilere yaklaşımın; varlığı hak üzere Yaratan’ın vaz ettiği varlık özellikleri üzerinden olması mecburiyetidir.

“Yalnız O’na kulluk edip, yalnız O’ndan yardım istemek”; bunun gereği olan bir davaya sahip olup, hiç dönmemek kıvamında bir adamlığa sahip olmak hususiyetidir.

Emir sahibi olabilmek için de; halihazırdakileri ve olabilecekleri, fıtrat mertebesinden okuyup, tasarlayacak ve inşa edebilecek;

Hiçbir dış motivatöre ihtiyaç duymadan, kendiliğinden harekete geçebilecek;

Bilgiden, hayata geçebilecek bir süreci yönetip, yeniden inşa edebilecek;

Hiçbir kınayıcının, kınamasına prim vermeden; yolunu, hak bildiği sürece, değiştirmeden yürüyecek;

Hiç kimse olmasa bile, hak çizgide; “inananların, Müslümanların ilki benim” şuur ve duygusu ile hareket edebilecek;

Dışımızdaki unsurlara vekalet vermeyecek, eklemlenmeyecek, bizatihi üretebilen, kurmay ve kurucu özelliklere sahip olabilecek;

Satın alınamayacak, aldatılıp-saptırılamayacak; dostuna, dost-düşmanına, yaman bir şakileye, ahlaka ve şahsiyete sahip olmak zorunlu unsurlardır.

Bunlar ulul el bab yani derin ve temiz akıl sahipleridir.

Bunları bulmak, ortaya çıkıp, sorumluluklarını üstlenebilmelerini sağlayacak destekler sağlamak; kavşağın icaplarından, yüksek strateji gereğidir.

Buna mukabil; koşulları ve kriterleri sağlamayanları;

Şöhreti önemsemek, güce tapıcılık, ilkesiz aidiyet ihtiyacı, aldanmak, korkmak, farkında olmamak, menfaat, kriterleri bilmemek, genel bilgi eksikliği sorunu, sosyolojik, sosyo-psikolojik ve psikolojik zaaf ve yanılgılar vb. ile;

Ya bizden olmayan; ya emir sahibi olabilmek liyakatına sahip olmayan; ya da ikisine birlikte sahip olmayanları; “bizden olan emir sahipleri” gibi telakki etmek; telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabilir.

Bu bir “hakikat ve liyakat” problemidir.

Kavşaktaki icaplardan birisi de; halihazırda, bulunduğumuz coğrafyada cari olan; oluşlara, taktik seviyede müdahil olmanın artık bir işe yaramayacağıdır. Bunu nesnel bir yargı olarak okumanızı öneririm.

Gerek yüzü hakikate doğru çevirmek, gerek beka meselesi ve gerekse yeni dönemdeki hal ve pozisyonla ilgili en önemli hususlardan birisi budur.

Bu dönemin zorunlu koşullarından bir tanesi; oluşlara ve yaşama; ontolojik/ fıtrat/ din düzeyinden başlayarak yaklaşabilecek ve oluşların cereyan ettiği tüm mertebelerde analiz ve inşa yapabilecek yetenek ve formasyonlara sahip olabilmek; planları ve hazırlıkları buna göre yapabilmektir.

Allahu alem.


Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr