Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 6 > MEKKELİ KADINLAR SENDROMU
MEKKELİ KADINLAR SENDROMU
 
Kendisine yapılan namaz kılması teklifini; "Mekke'nin kadınlarının, gerisini havaya dikiyor diye kendisiyle alay edebilecekleri" gerekçesiyle reddetmişti.
 
Aslında Allah, belki de bu korkusundan dolayı onun alnının secdeye gitmesine izin vermemişti.
....
 
Bu mesele şimdi aklıma nereden mi geldi?
 
Geçenlerde bir arkadaş anlatmıştı. Muteber bir abisine; "birkaç akıllı ve dertliyi bir araya getirsekte, ne olup, ne bitiyor, bir istişare etsek" demiş. O'da; " yapmayalım, şimdi yeni bir "oluşum mu?" diye konuşmaya başlarlar" cevabını almış.
 
Buna benzer şeyleri başkalarından da duymuştum.
 
"Bir istişare etsek mi acaba" denilince;
 
"Bu yaştan sonra risk alamam; aman çalıştığım kurumdan duyulur; ha o adam da mı olacak? Ben onunla beraber aynı kareye girmek istemem; başlangıcından beri fikrimin alınmadığı hiç bir faaliyete katılmam; biz zaten arkadaşlarımızla yapıyoruz, biz kendi arkadaşlarımızdan başkası ile konuşmayız" gibi karşılıklar verilmiş.
 
Canlarını, mallarını, standartlarını veya ciddi şeyleri feda edecekleri bir şey istememişler, aslında.
 
Sadece "bir kaç kişi oturup, çay-kahve içip, muhabbet edelim" denilmiş.
 
Endişelenip, olmasından ya da kaybetmekten korktukları şeyler de; sadece, zanları veya kendi haklarındaki hüsnü zanları olabilir. 
....
 
Zamanında Erzurum'da, Ermeni komitacılar, yerli ahaliyi bir hanın avlusunda toplamışlar. Kapıyı açıp, bir kişiyi alıyorlar ve infaz ediyorlarmış. Daha sonra bir tanesini daha alıp, götürüyorlar ve böyle devam ediyor. Avludakilerden bir adam diyor ki; "gardaşlar, bu şekilde hepimizi öldürecekler. Kapı bir daha açılınca, hepimiz birden hücum edelim ve gelenleri bertaraf edelim. Arkalardan birisi bağırıyor; oturun oturduğunuz yerde, başımızı belaya sokmayın."
....
 
Bu durumlar da insanların üç muhtemel pozisyonu vardır.
 
Yüzünü kendine yani merkeze döner ve buna göre tutum alır.
 
Bu pozisyonda oluşabilecek olumsuz ve erdemsiz tutumların temel nedeni; bütünden kopuk, sadece kendi istekleri, arzuları, doğruları, anlayışları, çıkarları, önemsedikleri, korkuları, zaafları ve zayıflıkları çerçevesinde karar almaktır. 
 
Buna bencillik ya da ben-merkezcilik denilebilir.
 
***
 
İkinci pozisyon ise yüzünü çevreye-muhite çevirip, oradan gelebileceklerin etkilerini veya belirleyiciliğini kabul etmektir.
 
Bu pozisyonda oluşabilecek olumsuzlukların sebebi; muhite, anlamının dışında değer vermek ve çevreyi razı etmek gayretidir.
 
Allah, bu hususta; "Hiç bir kınayıcının, kınamasından çekinmezler" demektedir. 
 
***
 
At, tayını, su içme eğitimi için çayıra götürmüştür. Uzaktan bir su gözesi gösterir ve oradan su içmesini söyler. Tay gözenin başına gider ve tam su içecekken, keskin bir ıslık duyulur. Tay korkar ve kaçar. At, tayı yanına çağırır ve "Bu vadide çok keskin ıslıklar duyacaksın. Eğer her ıslıktan korkarsan, bu vadiden su içemezsin" der.
 
***
 
Diğer pozisyonda ise yüzünü Allah'a döner. O'nu razı etmeye; O'na karşı, sorumluluk, saygı ve sevgi duymaya çalışır; O'nun hudutlarını çiğnemekten korkar.
 
Bu pozisyonun olumsuzu yoktur.
 
Eğer yüzünü buraya dönerse; öz ve çevreyle birlikte, bütüncül ve dengeli kararlar almak imkanı doğar.
....
 
Olumsuzluk oluşturan gerekçelerin, yanında hiç mesabesinde kaldığı meselelerle karşı karşıya olduğumuz bir durumda; 
 
Allah'a ittika edip; 
 
Bunun dışında, kaybedilecek hangi değerin; HALİMİZ, SORUNLARIMIZ, İHTİYAÇLARIMIZ VE HEDEFLERİMİZİN; FITRAT PERSPEKTİFİNDEN TESPİT EDİLİP, ORTAYA KONULMASINDAN; DAHA SONRA BUNLARI ÇÖZÜP, GERÇEKLEŞTİRMEKTEN DAHA ÖNEMLİ OLDUĞUNU? düşünmek lazımdır. 
....
 
42.39 - Ve onlar ki (MÜMİNLER) kendilerine bağy (haklarına tecavüz) vaki' olduğu vakit yardımlaşır, birbirlerine destek olurlar.
 
***
 
9.24 - "De ki: "Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler, sizlere Allah'tan, O'nun Resûlü'nden ve O'nun yolunda mücadele etmekten daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyedurun. Allah, fasıklar topluluğuna hidayet vermez."
 
Bir de sevimli gelenler; kıymeti kendinden menkul şöhretler, pozisyonlar, fikirler, faaliyetler, başarılar, ilişkiler, ya da beklentilerse!
 
Mekke kadınları sendromunun, secde etmekten men olunmaya neden olabilecek bir potansiyele sahip olduğunu hatırlamakta fayda vardır.

Copyright 2020 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr