Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 2 > OLSAYDI... NE OLURDU?

OLSAYDI...NE OLURDU?

Yüz bine yakın camide, yılda elli iki kere, yirmi milyonun üstünde kişiye, vaaz ve hutbelerde;

Hz. Peygamber ve sahabesi döneminde yani geçmişte yaşanıp nihayetlenmiş bir din gibi anlatılan İslam;

Dinin, insanın fıtrat özellikleri olması anlamı ile;

Yaşanılan zamanın; hayata ilişkin durumları, sorunları, ihtiyaçları ve hedefleri üzerinden;

Hayat bağlamında ve insan ekseninde;

Ahsenü amel,
Allah'a kulluk,
Şeytanla mücadele çerçevesinde;

Fitneyi yeryüzünden kaldırıp, 
Yeryüzünü fıtrat ekseninde inşa etmek amaçlarına matuf olarak;

Birbirlerini tamamlar, sistematik, bütüncül ve inşa edici nitelikte;

Sahih, hikmetli ve etkin olarak hazırlanıp, sunulan mahiyet ve içeriklerle anlatılsaydı, ne olurdu?

Sivil toplum örgütleri;

"Özgün bir bilgi teorisi" ile,
Herşeyin yaratılış özellikleri olan fıtratı eksen alan bir doktrin geliştirilip,
Bunlar üzerinden ortak bir perspektif inşa etmeyi ve
Bu çerçevede işbirlikleri yapmayı önceleyen bir farkındalık ve hedefe sahip olsalardı, ne olurdu?

"Devlet Yönetim Teorisinin" eksenini, insan fıtratının içerikleri olan;

İnsanın varlık nedeni,
Bu nedeni gerçekleştirmek için gerekli olan;
Sistem,
Mekanizmalar,
İlkeler,
Sınırlar,
Değerler,
Ölçüler,
Kök yöntemler,
Sabitler ve değişkenler,
Özgürlükler,
Öncelikler,
Temel hukuk,
Kaynaklar,
Kök ilişkiler vb. faktörlerin;

Allah'ın vahyi ve yaratılış ayetlerinden elde edilecek bilgiler inşa etmiş olsa, ne olurdu?

Çocukların eğitimine;

Rabbin alanına ve yetkisine saygısızlık etmek cüretinde bulunmadan;

Rabbin insanlar için yetki verdiği sınırların farkında olarak;

Çocuklarla; emanet olarak verilmiş, Rabbin Kulları mesabesinde bir değer ve saygı ile ilişki kurarak;

Fıtratını ve şakilesini tanımasının önündeki engelleri kaldırıp, fıtri özgürlüklerini sağlayarak;

Zamanı ve durumu hakikat perspektifinden okumalarına destek olarak;

Kendi sorumluluk ve ilgi alanlarında;

Sahip oldukları imkan ve kaynakları, hikmetlice ve sorumluca kullanmalarına imkan sağlayacak bir anlam ve fonksiyon yüklenseydi, ne olurdu?

İnsanların;

Ruh sağlıklarını,
Şahsiyetlerini,
Öz güvenlerini,
Öz saygılarını,
Öz bilinçlerini,
Umutlarını,
Güvenlerini bozmadan;

Fıtri halleri üzerinde yaşamalarına müsade edilseydi, ne olurdu?

İnsanlar;

Yalnız Allah'a kulluk edip,
Yalnız Allah'tan yardım dileseler,
Güç ve kuvvetin sadece Allah'a ait olduğuna,
Mülkün Allah'ın olduğuna,
Şerefin de Allah katında olduğuna iman etselerdi, ne olurdu?

Dinin; inanılan, savunulan, konuşulan ve kullanılan,
Hayatın da, yaşanılan bir olgu olduğu ikili cari inanç yerine;

Dinin, hayatın mahiyetini belirleyen fonksiyona haiz temel olgu olduğu,
Din olmadan bir davranış, davranış olmadan bir hayat olmayacağı gerçeğinden çıkışla;

İslami bilgi,
Hayatı, insan fıtratı ekseninde inşa edecek ve
Fıtrata mugayyir her karar ve davranışı fitne olarak görüp, ortadan kaldıracak,
Perspektif, karar ve davranışların mahiyetini belirleyen bilgi olarak görülse, ne olurdu?

Belki, bu sorular üzerinde; sebep-sonuç ilişkileri dahilinde, analitik olarak düşünülebilse; hali anlamak ve Müslümanca bir hayatı tahayyül ve tasavvur edebilmek için fayda sağlayabilir.


Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr