Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 3 > POTBORİ VE YSK

POTBORİ VE YSK

 

Yazanlar bilir, suya yazı yazmanın nasıl bir duygu uyandırdığını. İlk dalgada ortada bir şey kalmaz.

 

Günümüzdeki bilgi tüketim hırsı da böyle bir şey herhalde.

 

Neden okunması gerektiğine ilişkin, sahici bir hal ve beyanat görülmüyor ortalıkta.

 

İllaki herkesin bir gerekçesi vardır;

 

Bilgi güçtür, okuyalım, bayanlar, baylar.

 

Ne bulursak okuyalım fakat kısa olsun; üzerinde düşünmek gerekmesin; mümkünse yazım mertebesi birkaç yüz kelimeyi aşmasın; zinhar hakikate ilişkin öneriler olmasın; kafa konforunu bozmasın; cevap, itiraz ve tartışma zincirinde benim de yer almama imkan sağlasın; çerez kıvamında olsun.

 

Aman ha çıtayı yukarıya koymaya; farklı bir perspektiften baktırmaya çalışmayın. Sizi aşağı çekmeye çaba gösteririz. Olmadı mı, alırız paçanı aşağı. Ne numaralar var. Ama öldükten sonra badem gözlü yapılacağından da şüphen olmasın.

 

                             -/-

 

Müellifi eşimdir, ben ondan ödünç aldım.

 

“Sarı sendika, işçiden çok işverenin menfaatlerini kollayan, sermaye çevreleriyle iş birliği içinde bulunarak işçi haklarının alınmasına yönelik hareketleri engelleyen ve kısıtlayan sendikadır. 

 

“Sarı STK’lar”, Sarı sendika kavramından mülhem ifade edilmiştir.

 

Ancak aralarında temel bir fark vardır.

 

Sarı Sendikaları kuranlar ve vaziyet edenler bilinçli bir ihanetle, haklarını savunduklarını iddia ettikleri işçileri satmaktadırlar.

 

Oysaki Sarı STK’ların, asgariden, gönüllü çalışanları ve çoğunlukla tüm mensupları; iyi niyetle, iyi bir iş yapmak gayreti içerisindedirler.

 

Bu STK’ların önemli bir bölümü de, iyi niyetle kurulmuş fakat işin bütününde, çalışmalarının ne işe yarayıp, hangi etkilere hizmet ettiğini de bilmemektedir.

 

Yani çaktırmadan sarı, açık kanarya sarısı.

 

                           -/-

 

“Bana söyle ne yapacağız bey” dedi kadın çaresizce. Ev kadını idi ve anneydi.

 

Çocuklara borderline kişilik bozukluğu teşhisi koymuşlardı.

 

Çocuklara deist teşhisi koymuşlardı.

 

Çocuklara Z kuşağı teşhisi koymuşlardı.

 

Anneye ve babaya çaresiz teşhisi koymuşlardı.

 

Haneye huzursuz ve mutsuz teşhisi koymuşlardı.

 

Bilmiyorum dedi kocası.

 

                          -/-

 

Birkaç gece önce, geç bir saatte geldi mesaj.

 

Ben, O’nun benim derdime çare olacağını biliyorum fakat kör kuyularda, umutsuzluk ve çaresizlik girdabında boğulmak üzereyim. Artık dua bile edemiyorum. Allah aşkına bir şeyler söyle.

 

                          -/-

 

Yazmayı planladığım farklo başlıklar olmasına rağmen elim ve gönlüm elvermediği için böyle yazdım.

 

Halimizden hakiki bir haber ve sahici çözümlere ne kadar ihtiyacımız var. Fakat dilde takat, kulakta niyet görülmüyor.

 

Belki de çare Yüksek Seçim Kurulu’nda. Umalım kendi seçimlerimize itirazımızı bir karara bağlar ve seçimlerimizin sonuçları adalete kavuşur.

 


Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr