Anasayfa > Yazılar > SABİTLER VE DEĞİŞKENLER

SABİTLER VE DEĞİŞKENLER

Hayatı tarif eden ikililerden bir tanesi de; “sabitler ve değişkenler” ilişkisidir.

İnsanın iradi alanı ya da hareket kabiliyeti zannettiği kadar geniş değildir.

Yaratılmış sabitleri dikkate alarak, belirlenmiş çerçeve içerisinde karar ve davranış geliştirebilir.

Sabitler, insanların değiştiremeyeceği, yok sayamayacağı unsurlardır. Bu nedenle insanlar ve sabitler arasındaki ilişki; insanın, sabitleri bilip, karar ve davranışlarını, sabitlerin doğasına göre geliştirmesi; sabitlerin doğalarını bozmaya yönelik karar ve davranış geliştirmemesidir.

Sabitler; sistemler, mekanizmalar, fiiller, sınırlar, olgular, oluşlar, ilişkiler vb. biçimlerinde varlık gösterebilirler.

İnsan vücudunun tüm sistemleri, mekanizmaları, işleyiş kuralları, sınırları vb. birer sabittirler.

İnsanlar neden iki el varda beş tane yok? Neden kalp bu biçimde çalışıyor? Beynin fonksiyonları neden bu şekilde yaratılmış? Diyemezler. Ben nefes almadan yaşamak istiyorum talebinde ve tercihinde bulunamazlar.

Bunlar sabit olarak yaratılmış, insanın gayri iradi alanında bulunan ve kendi doğalarına göre işleyen sistemlerdir.

İnsan, biyolojik varlığını sağlıklı ve verimli olarak sürdürebilmek için, bu sabitlerin; sistemlerini, işleyişini, sınırlarını, ilkelerini vb. öğrenip, buna göre davranış geliştirmek zorundadır.

Bütün yaratılmışların sistem ve işleyişleri ile insan arasındaki ilişki yukardakilere benzer olarak ele alınmalıdır.

İnsanın, sabitlerin doğalarını öğrenmeden ve doğal hukuklarına saygı duymadan müdahale etmek ve ilişki kurmak imkânı vardır. Bu durumda, herhangi bir unsurun doğasına aykırı müdahalenin bütün bedellerini ödemeyi peşinen kabullenmesi gerekmektedir.

İnsanın bireysel ve sosyal yaşantısında da buna benzer sabitler ve gayri iradi alanlar vardır.

İnsanlar gayri iradi olarak, sürekli davranış gerçekleştirmek mecburiyetindedirler. Çünkü doğası gereği, insanın yaşama müdahalesi ancak davranışları ile olmaktadır.

Yeryüzünde, insan ruhu hariç yaratılmış her unsurun sistem ve sistemler sistemi olması bir sabitedir.

Varoluş gereği bütün sistemlerin birbirleri ile ilişki geliştirmeleri, varlıklarını devam ettirmelerinin lazım şartı olması da bir sabitedir.

Har anın bir durum olması; her durumun, çevresinde bir tutum oluşturması; her tutumun bir davranışı zorunlu kılması; her davranışın yeni bir durum oluşturması birer sabitedir. Bu sınırsız döngünün, hayatı inşa eden temel mekanizmalardan birisi olması da bir sabitedir.

Hayata müdahalenin yegâne unsuru olan davranış geliştirmenin sabit bir mekanizması vardır.

Merkez-çevre-aşkın ilişkisinin, yaşamı inşa eden sabit bir sistem olması da bu cümledendir.

Örnekleri çoğaltabiliriz. Ancak görülmektedir ki insan, farkında olmadığı pek çok sabite arasında varlığını sürdürmek, ilişki kurmak, davranış geliştirmek zorundadır.

Tekraren ifade edelim. Sabiteler, insanın iradesi ile müdahale edemediği alanlardır.  Ve insanlar bu sabiteler çerçevesinde davranış geliştirirler ve hayat inşa ederler.

 

Buna karşılık bahse konu ikilinin diğer unsuru ise “değişkenlerdir.”

Değişkenler, insanın iradi alanı ile ilgilidirler.

Hayata sadece davranışları ile müdahale edebilen insan; davranışın hedefini ve mahiyetini belirlemek, tercihlerini bu biçimde yapılandırmak özgürlük ve imkânına sahiptir.

Değişkenlerin alanı, tercih özgürlüğünü oluşturur.

Yaşamın ve davranışın mahiyetini belirleyen tüm unsur ve faktörler, görece olarak, tercih ve kabul edilebilirler. Görece tercihler, görece kararları, görece kararlar ise izafi davranışları oluştururlar.

İnsanın izafi karar ve davranışları; farklı sistem, oluş ve ilişkileri ortaya çıkartırlar.

Bu durumda, insan karar ve davranışlarının hasılası olan sistem, süreç, oluş ve ilişkilere dair farklılıklar; insanların ve yaşamın değişkenleri sonucu ortaya çıkarlar.

Gerçekte insan, değişkenler hususunda da sınırsız özgürlüğe sahip değildir.

Sabitlerin belirleyici faktörü; bütün yaratılmış varlık ve unsurların doğaları/fıtratlarıdır.

İnsan dışındaki unsurlar, normal durumda, kendi fıtratlarının dışında bir fonksiyon gerçekleştirmezler.

Yine, her birisinin, yaşamın bütünlüğü ve işleyişi konusunda zorunlu ve benzersiz görevleri vardır.

Bunun istisnası insandır.

İradi olarak, yaşama ve bütün unsurlara müdahale imkânına sahip olan insan; durumlara göre değişken karar ve davranış geliştirirler.

İnsanın, bütün unsurların doğasına yanlış ve hukuksuz müdahalede bulunması; yine bir sabit olan ve kendisinin de içerisinde bulunan sisteme yanlış müdahale anlamına gelir. Bu durumda, kendisinin de bir parçası olduğu sistem bozulur. Kendisi ve diğer bütün unsurlar zarar görürler.

Bu nedenle insanın; sabit-değişken ilişkisini; diğerlerinin doğalarına ve temel hukukuna zarar vermeyecek biçimde kurması gerekmektedir.

Bunu gerçekleştirebilmek için de; insanın kendi fıtratına uygun sınırlarda ve biçimde davranış geliştirmesi ve yaşam inşa etmesi, “iradi bir sabitedir”.

Yaşamın ve yaşama dair olguların anlaşılabilmesi için; “sabit ve değişken” kavramlarına ilişkin, yetkin bir tasavvura sahip olunması zorunludur.

Sonra, sabitelerin ve değişkenlerin doğaları arasında uyumu sağlamak için çaba göstermek sorumluluğunu ve zorunluluğunu idrak etmek lazımdır.

 

Murat SAYIMLAR

KASIM 2017

 

 

 

 

 


Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr