Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 1 > SEN O'MUSUN?
SEN O'MUSUN?
 
Konu "refiklik"
 
Refik, yol arkadaşı demektir. Bu özel bir tür arkadaşlıktır. Diğer arkadaşlıklara benzemez.
 
 
Öncelikle yolu bilmek, bulmak ve yol üzerinde olmayı gerektirir.
 
Yol edebiyatı, hikayeleri, romantizmi yetmez. Gerçekten yol üzerinde olmak mecburidir.
 
Yolun da, doğru yol, hakikatin yolu olması lazımdır.
 
Sonra yolda olmanın adabını bilip, adaba uygun edep sahibi olmak icap eder.
 
Yolun sahibine, yola iletene verilen sözlerin yerine getirilmesi iktiza eder.
 
Yol ehli olmanın liyakatinden, sadakatinden, ciddiyetinden ve samimiyetinden milim taviz vermemek cehdine sahip olmak lazımdır.
 
 
Yol, sorumluluk demektir.
Yol fedakarlık demektir.
Yol serdengeçti olmayı,
Yol diğergam olmayi,
Yol adam olmayı gerektirir.
Yol, yolda olanları; Hakka, itminana, cennete ulaştırır.
 
 
İşte bu yolda olupta, birbirlerine, yoldaş ve kardeş olanlara "refik" denilir.
 
Daimi ve hakiki Refik, yola koyandır.
Ancak yol ehli olanlardan da refik ihtiyacı vardır.
 
Bu nevi refik, hakikisine nispetle, arzulanan hasletlere sahiptir.
 
Allah'tan başkasına kulluk etmez, O'ndan başkasından yardım istemez.
Hasbidir, hesap yapmaz.
Yalındır, olduğu gibidir, sadedir.
Emindir, sadıktır.
Daima umut sahibidir.
Aldanmaz ve aldatmaz.
Ahde ve dosta vefalıdır.
Dava sahibi, adam gibi adamdır.
Düşük ve boş işlerle uğraşmaz. Boş sözler söylemez.
Sahici ve asildir. Herşeyin hakikisine, asiline taliptir.
Durmaz, dönmez, satmaz, terk etmez.
Zann etmez.
Karşılık beklemez.
Adaletli ve merhametlidir.
Firaset, basiret, hikmet, güzel ahlak ve olgun iman sahibidir.
 
Herkes, kendisi olmasa bile, refik arayışı içerisindedir. Muhtemel ki, insanın fıtratından kaynaklanan bir ihtiyaçtır.
 
Bir çok limana yanaşır, pek çok göze bakarız; acaba bu mu? Diye.
İhtiyaç o kadar şiddetlidir ki; boşa çıkan denemeler, ihanetler, hayal kırıklıkları, vazgeçirmez insanları.
 
Vazgeçmeyenler öğrenmeye başlarlar. Yolun ve refikliğin hakikatine dair bir şeyler.
 
Aramakla bulunmayacağını fakat aramadan da bulunmayacağını.
Vazgeçmeyen, samimilerin ancak liyakat kespedebileceklerini.
Bir gün karşılaştırılıp, sessizce; "sen o'musun?" Diye sorup, karşıdan da, sessiz olarak; "sen o'musun?" Diye cevap aldığı zaman, bulduğunu.
Samimi arayanlara bir gün buldurulacağını.
Bana düşenin, yol ehli olmak ve refik olunmak liyakatine sahip olmak, olduğunu.
Allah'ın rahmetinin, bereketinin, lütfunun, ihsanının, yardımının onların üzerinde olacağını.
Dava ehli, hakiki adamların ve önde gidenlerin, onlar olacağını.
Ne kadar çabalasan ve istesen de, aksinin mümkün olmayacağını. Ancak yol ehli refiklerle yürünebileceğini.
 
Ve bunların ancak Rabb Mektebinde; yüzleşerek, arınarak, derin okuyarak, bedel ödeyerek öğrenilebileceğini, öğrenirler.
 
Mektep kaçkınlarından refik olmayacağı da acı biçimde öğrenilir.
 
Murat SAYIMLAR
OCAK 2018
 
 

Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr