Anasayfa > Yazılar > TATMİN-BÜTÜNCÜL TATMİN-1-

TATMİN-BÜTÜNCÜL TATMİN-1-

 

ASLINDA NE İSTİYORUZ?

 

İnsanlar aslında ne isterler?

Bu çok ilginç ve önemli bir sorudur. Sorunun önemini ve bu soruya neden doğru cevap bulmak zorunda olduğumuzun nedenini tespit etmeyi daha sonraya bırakalım.

Doyurucu bir cevap bulabilmek için, kendimizi muhatap kılarak ve hayatın içerisinden sorular sormaya devam edelim.

 

SORULAR SORULAR SORULAR

Ben para kazanmayı isterken aslında ne istiyorum?

İyi bir evlilik yapmak isterken, aslında ne istiyorum?

Toplumsal itibara sahip olmak isterken, aslında ne istiyorum?

 

Soruları çevre faktörleri üzerinden çeşitlendirelim.

Ayşe Hanım kariyer yapmak isterken, aslında ne istiyor?

Efruz Bey dindar olmak isterken, aslında ne istiyor?

Tolga Bey iyilik yapmak isterken, aslında ne istiyor?

 

Negatif sorularla devam ettirelim?

İş üstünde yakalanan hırsız aslına ne istiyordu?

Molotof kokteyli atan terörist aslında ne ister?

 

Daha mikro alanlarda devam edelim;

Ağlayarak annesinin dikkatini çekmek isteyen çocuk aslında ne istiyor?

Haksız yere bir adamı döven adam ne istemişti?

 

Bu sorular hayatın bütününü kapsayacak şekilde genişler gider. Daha iyi anlaşılabilmesi için yukarıdaki soruların bir kaçı üzerinde çalışalım.

 

NEDEN SORULARI

Ben para kazanmayı isterken aslında ne istiyorum?

Muhtemelen bu soruyu kendimize daha önce böyle bir bağlamda sormamışızdır. Fakat şimdi sorduk ve cevap bulmaya çalışalım.

Para kazanmayı, üzerinde resim, rakam ve semboller basılı olan, kaliteli kâğıtları biriktirmek veya salt onların sahibi olmak için istemeyiz.

Muhtemelen paranın değişim potansiyeli nedeniyle isteriz. Yani sahip olduğumuz para ile ihtiyaçlarımızı karşılar, arzularımıza cevap verecek satın almalar yapabiliriz. Ya da paranın satın alma gücünü kullanarak, güç ihtiyacımızı karşılamaya çalışırız.

Buraya kadar söylediklerimiz bilinen şeyler.

 

DERİN NEDEN SORULARI

Sormaya devam edelim. Peki, ihtiyaçlarımızı karşılamayı neden isteriz? Ya da güç sahibi olmayı neden isteriz?

Deli mi bu adam? Ya da bunlar gereksiz sözler deyip okumaktan vaz geçmeyin. Sorularımızın ve bunlara bulacağımız cevapların sonucunda, hayatınızın doygunluğu adına önemli çıkarımlarda bulunmak ihtimaliniz var.

Tekrar sorumuza dönelim.

Herhangi bir ihtiyacınızı karşılarken, örneğin kendinize yeni bir elbise alırken veya üniversiteye girerken aslında ne istiyorsunuz?

Veya çok paraya sahip olup, yüksek satın alma gücü elde etmeyi isterken aslında ne istiyorsunuz?

 

Bir elbise satın almayı; örtünmek; güneş, soğuk, yağmur gibi olumsuz dış şartlardan korunmak; estetik görünmek ve beğenilmek; diğerlerinden farklı olabilmek türü nedenlerle gerçekleştirebiliriz.

 

Bu durumda da soruları devam ettirmemiz gerekiyor?

Neden örtünmeyi isteriz?

Neden korunmayı isteriz?

Neden estetik veya farklı görülmeyi isteriz?

Burada bir tuzağa dikkat çekmek istiyorum. Muhtemelen bu sorulara ilişkin kafanızda cevaplarınız vardır. Hatta bu düzeye kadar soru sormak ve neden aramak gibi bir ihtiyacınız hiç olmamıştır, olmayacaktır. Bundan dolayı yapmaya çalıştığımız türden bir soru, cevap süreci sizin için anlamsız ve önemsiz görülebilir.

Eğer sabreder ve devam ederseniz; hem sonucun sizin açınızdan ne kadar önemli olduğunu; hem de böyle bir yöntemin ne kadar büyük faydalar sağlayacağını göreceksiniz. Bu nedenle soruları ve cevapları ciddiye alarak devam edelim.

Örtünmek isterken aslında neden istiyorsunuz?

Mahremiyetin sağlanması nedeniyle,

Toplumsal tepkiye maruz kalmamak için,

Estetik kaygılarla,

Psikolojik nedenlerle örtünmeyi isteyebiliriz.

 

DAHA DERİN NEDEN SORULARI

Bu soru üzerinden alt dallar oluşturarak bir adım daha derinleştirelim.

Neden estetik ve farklı görünmeyi isteriz?

Beğenilmek arzusu ile

Kendini iyi hissetmek duygusu ile

Daha üstün olmak kaygısı ile

Onanmak duygusu ile

Diğerlerinden farklı olarak sosyal bir yere sahip olmak duygusu sebebiyle türü cevaplar verilebilir.

 

Tekrar iki sorunun cevaplarının bir bölümünü birleştirip devam edelim.

Toplumsal tepkilerden kaçmayı veya toplumsal onanmayı isterken aslında ne istiyoruz?

Toplum dış kalmamayı,

Beğenilmeyi,

Sosyal ilişki ve çevre ihtiyacımızın giderilmesini,

Zarar görmemeyi,

Kendimizi iyi ve güçlü hissetmeyi vs.

 

NEREDEN NEREYE GELDİK

Para kazanmayı isterken aslında ne isteriz sorusuna cevap ararken nerelere geldik!

Açıkça görülmektedir ki, her neden, başka bir nedenin gereği olarak vardır ve bu sistem kök nedene kadar iner.

 

Yani, para kazanma nedenlerimizi listelersek; başlangıçtan itibaren, her bir nedeni oluşturan bir alt neden ve onları da oluşturan başka alt nedenler vardır.

Para kazanmayı istemek salt para kazanmayı istemek değildir. Para kazanmayı isterken aslında bütün nedenlerin gerçekleşmesinde rol oynayan bir nedeni gerçekleştirmeye çalışıyoruzdur.

 

SORULARIN SONU YOK MU?

Önemli bir soru daha soralım. Peki, bu nedenlerin bir sonu veya bağlandığı bir yer var mıdır? Yoksa bu sonsuza ya da dipsize kadar uzanır mı?

 

NEDENLER PİRAMİDİ

“Aslında ne istiyoruz?” sistemi, ters piramidal bir biçimde çalışmaktadır. Yani üstteki nedenler, onları oluşturan alttaki nedenler, onları oluşturan alttaki nedenler biçiminde gelişen sistemde; alta doğru indikçe nedenler ortaklaşmaya ve azalmaya başlarlar. En altta kök nedende birleşir ve tekleşirler.

Bu şu anlama gelmektedir;

Yukarıda sorulan kişisel, toplumsal, olumlu, olumsuz, büyük, küçük vs. bütün isteklerin birleştiği bir ortak istek veya neden vardır. Bu kök nedendir.

Anlatılanlar karmaşık veya anlaması zor gibi görünüyor olabilir. Aslında belki de böyle düşünmeye alışkın olmadığımız için böyle bir duyguya kapılıyor olabiliriz. Bu konuda endişe olmasın, sürecin sonunda anlaşılma sorunu olmayacaktır. Ancak, anlatacaklarımızın anlaşılması ile elde edilebilecek büyük; sorun çözmek, etkili olmak, aradığını bulmak, istediğini gerçekleştirebilmek gücünün sağlayacağı imkânlara odaklanılırsa, anlamak için yeterli motivasyon sağlanabilir.

 

Devam edelim;

Ters piramidal bir sistemden bahsettik. En üstte, bütün yapmak istediklerimiz; bunun altında bunları yapmak isteme nedenlerimiz; bunun altında nedenlerin nedenleri olarak devam eden ve en altta kök nedende birleşen bir piramidal yapı.

 

SİSTEMİ ANLAMAKTAN BANA NE?!!!

Bu yapının ne olduğunu anlatmadan önce, bu sistemi anlamanın önemi nedir? Neden böyle düşünelim? Sorularına ilk cevapları verelim.

Günümüz koşullarını dikkate alarak ve kendimizi eksene koyarak bu soruya cevap vermeye çalışalım.

Gerçekten birçok sorunun, işin ve yapılması gereken şeyin olduğu bir zamanda; kafamızın karışık olduğu bir durumda böyle bir hususla karşı karşıya kalıyoruz.

Karar veremediğimiz birçok konu var. Çözemediğim sorunlar, veremediğimiz cevaplar, anlamlandıramadığımız hususlar var. Bizi üzen, kızdıran, isyan ettiren fakat gücümüzün yetmediği şeylerle de uğraşıyoruz.

Ya da bunların bir kısmına sahip olmakla birlikte, bir yol tutturduk gidiyoruz. Başkalarının baktığı gibi bakıp, yaptığı gibi yapıyoruz. Kendimizce bir düzen tutturduk. Fena da gitmiyor.

Her iki durumun hangisinde olursak olalım, yukarıdaki soruları sormaya veya bu biçimde düşünmeye neden ihtiyaç hissedelim?

 

ANLADIM STRATEJİKMİŞ.

Bu soruların bize sunacağı etkin sonuçları aşağıdaki tespitlerle ifadelendirebiliriz.

Öncelikle sorunlarınızı etkili ve kalıcı biçimde çözebilmeyi,

İhtiyaçlarınızı doğru olarak belirleyip, karşılayabilmeyi,

Size özgün olan hedeflerinizi, kendinizin belirleyip, bunları gerçekleştirebilecek nitelikli işler yapabilmeyi gerçekleştirebilmek için bu biçimde düşünmeye ve bu sorulara cevap bulmaya ihtiyacınız var.

 

BİLDİĞİMDEN ŞAŞMAM DİYENLER!

Ben zaten bir yaşam sürüyorum ve bu biçimde düşünmeden de işlerimi yürütüyorum diyenler,

Bu sürecin bir yarar sağlamayacağı hususunda düşünenler veya

Bunlar bizim alışkanlıklarımız veya bildiklerimiz dışında yaklaşımlar diyerek, güvenmeyenlerin; mevcut yaklaşımlarını test edip, yeni bir farkındalık derinliğini ilerleyen bölümlerde bulacağını belirterek devam edelim.

 

STRATEJİK İZ SÜRME…

Neden bu sorulara cevap bulmalıyım? Sorusu üzerinden iz sürmeye devam edelim.

Yukarıda belirlenen hususların;

Bizatihi, kararlı, etkin, adil, özgür, özgün, üretken ve istikrarlı biçimde gerçekleştirebilmesi;

Bunlar için gerekli olan;

Bakış açısı, güçlü bilgi, gerekli kaynaklar, ilişki, güç ve iradeyi de sağlanabilmesi için de bu soruların cevaplarına ulaşmak gerekmektedir.

 

ÖZETLEYELİM;

Yaptıklarımızı, aslında neden yapıyoruz? Sorusunu aslında neden soruyoruz?

 

STRATEJİK FAYDA ÖZETİ…

Sorunlarını etkili ve kalıcı biçimde çözebilmek,

İhtiyaçlarını doğru olarak belirleyip, karşılayabilmek,

Kendine özgün olan hedeflerini, kendin belirleyip gerçekleştirebilecek doğru işler yapabilmek;

Bunları da;

Bizatihi, kararlı, etkin, adil, özgür, özgün, üretken ve istikrarlı biçimde yapabilmek;

Bunlar için gerekli;

Bakış açısı, güçlü bilgi, diğer kaynaklar, ilişki, güç ve iradeyi de sağlayabilmek için soruyoruz.

 

YA SİZE GÖRE!

Bu aşamada çok kritik bir soru daha soracağız;

Yukarıdaki hususlar sizin için bir önem taşımakta mıdır?

Eğer cevabınız “evetse”, dikkatinizi ve ilginizi biraz daha arttırarak okumaya devam etmenizi öneriyorum.

Eğer belirgin bir fikrim yok diyorsanız; bu durumda fikir ve karar sahibi olabilmek için okumanızı tavsiye ediyorum.

Eğer cevabınız “hayırsa”, mutlaka, daha derin bir farkındalık düzeyine ve karar niteliğine ulaşmak için mutlaka okumalısınız.

 

DEVAM…

Neden bu şekilde düşünmeli? Sorusuna cevap olarak; anlatacağımız sistemin önemine ve sağlayacağı yararlara ilişkin fikirlerimizi paylaşmaya devam edeceğiz.

 

TERS PİRAMİD

Şimdi sistemi anlatmaya devam edelim.

Gözümüzün önüne bir ters piramit getirelim. Piramit’in geniş tabanı üst taraftadır. Her iki ucundan birer çizgi olsun ve bu çizgiler alt noktada birleşsin. En üstteki geniş alan ile en alttaki nokta arasında bazı katmanların olduğunu düşünelim.

Bu hayali piramit üzerinden sistemi anlatmaya başlayalım.

 

EN ÜSTTEKİ DÜZEY

Piramit’in en üst geniş yüzeyinde; bizim yapmaya çalıştığımız işler, kararlarımız, durumlarımız, kurmaya çalıştığımız ilişkilerimiz, sahip olduğumuz kaynaklarımız var.

Bu kattakileri anlamak için; ne işler yapıyorum? Hangi kararlara sahibim? Hangi ilişkilere sahibim? Hangi kaynaklara sahibim? Hangi durumlar içerisindeyim veya hangi durumlarla karşı karşıyayım? Türü sorular sorarak, bulunduğumuz durumu tarif edip, anlayabiliriz.

 

BİR ALTINDAKİ DÜZEY

Bu düzlemin bir altındaki katmanı veya düzlemi düşünelim.

Bu düzlemde; ihtiyaçlar, sorunlar ve hedefler vardır.

 

 

ONUN ALTINDAKİ DÜZEY

Bir alttaki katmanda ise;

Amaçlar vardır.

Amaçlar düzlemi inançlardan oluşmaktadır.

Bu katmandaki en belirleyici inanç alanları;

Sorumluluklar, zorunluluklar, idealler, sahiplik, yönetim, güç, şeref (beğenilmek, onanmak, adam yerine konulmak, üstün olmak, talep edilir olmak, vs.) bilinç, düşmanlık vs. olarak ele alınabilirler.

 

EN DERİN DÜZEY

Amaçlar düzleminin altında, yani bütün çizgilerin birleştiği noktada;

Kök amaç bulunmaktadır.

 

KISA KISA

Bu katmanları kısaca izah etmeye çalışalım.

 

EN ÜST

En üst katmandaki hususlar günübirlik yaşantımızın pratiğini temsil etmektedir. Bu düzlemde herkesin sahip olduğu pek çok karar ve yaptığı işler vardır. İnsanlar ve kurumlar bunun için çevre ve ilişkiler geliştirirler. Sahip oldukları kaynakları da sarf ederler.

Sadece bu düzleme bakarak; kesin bir belirlilik ve tutarlılıktan; başarı veya başarısızlıktan; doğru veya yanlışlardan bahsedebilmek çok mümkün değildir.

Bunun bir nedeni, bu düzlemde göreceliğin etkisinin çok fazla olmasıdır. Diğer bir neden ise, bu düzlemdeki doğru, yanlış; iyi, kötü vs. kriterlerin doğruluğu ve tutarlılığından emin olamayışımızdır. Bunlardan emin olabilmek için, sistemin diğer düzlemlerindeki faktörlerin etkileri ve birbirleri ile bağlantılarının tutarlılığını bilmemiz gerekmektedir.

Bundan dolayı, sadece bu düzlemden bakarak; yaptıklarımızın doğru veya yanlış; etkili veya etkisiz olduğunu söylememiz mümkün olmaz.

Bu durumda, sadece bu düzlemden yaklaşarak verdiğimiz kararların, yaptığımız işlerin, kurduğumuz ilişkilerin; bizleri güçlü ve etkili kılması; sorunlarımızı çözmesi veya ihtiyaçlarımızı gidermesi; doğru hedefler belirleyip, gerçekleştirilmesi hususlarında istediklerimizi karşılamasının veya gerçekleştirmesinin çok ta mümkün olamayacağını söyleyebiliriz.

En üst düzlemin çok anlaşılır, güçlü ve destekleyici olduğunu söylemeyiz.

 

Hemen şu itirazların yükseldiğini duyuyor gibiyim;

Pratik, uygulama olmadan ve iş yapmadan hiçbir şey elde edilemez.

Elbette anlatmaya çalıştığımız husus bu değil. Herhangi bir sonuç elde edilmek isteniyorsa mutlaka buna ilişkin bir iş yapılması gerekmektedir. Ancak hayata sadece uygulama düzleminden bakarak yaşamaya çalışırsak, istediklerimizi elde edebilmek gücümüz ve imkânımız oldukça az olacaktır. Buna karşılık; yoğun bir biçimde; sorunlar, anlamsızlıklar, tutarsızlıklar, verimsizlikler, istikrarsızlıklar oluşacaktır.

 

BİR ALT – HEDEFLER, SORUNLAR, İHTİYAÇLAR

Gelelim üstten bir alt düzleme;

Bu düzlemde; ihtiyaçlar, sorunlar ve hedefler vardır.

Bu üç faktör, hayat içerisinde ve hayat için yaptığımız her şeyi kuşatan temel üç güdüleyicidir.

 

HEDEFLER

Her birimizin hayata ilişkin gerçekleştirmeye çalıştığı hedefleri vardır. Bunlar anlık, uzun vadeli, küçük veya büyük olabilirler. Örneğin para kazanmak bir hedef iken, para kazanmak için limon satmak ta bir hedeftir. Limon satmak için haftada üç pazara gitmek bir hedef iken, pazara gitmek için otobüse binmek te bir hedeftir. Otobüse binmek için durağa zamanında ulaşmak bir hedef, bunun için erken uyanmak ta bir hedeftir.

Örnekten anlaşılacağı üzere yapılmak istenen her şey ve onun yapılmasını mümkün kılacak her şey önce bir hedef olarak ortaya çıkar.

 

İHTİYAÇLAR

Hedeflerin gerçekleşmesi için gereken her faktör ve husus ta birer ihtiyaçtır. Yani hedefi gerçekleştirmek için çalışmak bir ihtiyaç, çalışmak için bir iş sahibi olmak ihtiyaç, bunun için iş bulmak ihtiyaç vs.

İhtiyaçlar, hedeflerin gerçekleşmesi için gerekli maddi, ilişkisel, sistemsel, süreçsel, psikolojik vs. bütün unsurları kapsamaktadır.

Hedeflerin gerçekleşmesi için gerekli ihtiyaçların gerçekleşmesi de zorunlu faktörlerdendir.

İhtiyaçların belirlenmesi ve giderilmesi de aynı zamanda birer hedeftir.

 

SORUNLAR

Hedeflerin belirlenip, gerçekleştirilmesi; ihtiyaçların belirlenip, karşılanması sürecinde ortaya;  istenmeyen, engelleyici, uygun olmayan veya tehlike arz edici durumlar çıkabilirler. Bunlara sorunlar denilebilir.

Sorunlar; hedeflerin gerçekleşmesini, ihtiyaçların giderilmesini engelleyebilir veya geciktirebilir. Ayrıca istenilen nitelik veya nicelikte olmamasına da neden olabilirler. Bu sebeple sorunların çözülmesi de zorunlu bir faktördür.

 

Hedefler, sorunlar ve ihtiyaçlar düzlemi, bir üstteki pratik düzleminden daha az karmaşık ve belirlenebilir niteliktedir.

Bununla birlikte, hayatınızla sizin aranızdaki tutarlılığın ve dolayısı ile etkinliğin sağlanması açısından oldukça güçlü etkilere sahiptirler.

Eğer bu düzlemde uygun ve düzgün tespitler yapılmışsa; en üstteki düzlemde yaptığınız bütün işlerin, sizin isteklerinizi karşılama ve sizi başarılı kılma olasılığı çok yüksek olacaktır.

Eğer bu düzlemdeki faktörlerle, en üstteki işler arasında bilinçli ve tutarlı bir ilişki kurulamamışsa, bu durumda; kararsızlık, başarısızlık, tutarsızlık, anlamsızlık, verimsizlik, istikrarsızlık, adaletsizlik, düzensizlik türü olumsuz durumların ve sorunlar doğması kaçınılmaz olacaktır.

Bu düzlemin kendi işlevini doğru biçimde görebilmesi için, kendinin altındaki katmandaki faktörlerle uyumlu çalışması gerekmektedir.

Murat SAYIMLAR

OCAK 2018                                                                                                                                         DEVAM EDECEK


Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr