Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 1 > TURNUSOL
TURNUSOL
 

Müslümanların; kardeş, birlik, ümmet olmalarının; işbirliği ve ortak mücadele yapabilmelerinin koşulları vardır.

 
Bu koşullardan en öncelikli olanlardan birisi, "din kavramının" anlam ve fonksiyonları üzerinde fikir birliğine, mutabakata sahip olmalarıdır.
 
Fıtrat, her varlık, olgu, oluş ve ilişkinin; olmazsa olmaz sabitelerinden birisidir.
 
Din olgusunun da bir fıtratı vardır.
 
Dinin, fıtratı mucibince varlık nedeni, temel fonksiyonu, hayatın mahiyetini belirlemektir.
 
Dinin alanı hayat, öznesi insandır.
 
İnsan hayata davranışları/amel ile müdahale eder. İnsanın amelleri hayatı inşa eder ve mahiyetini belirler.
 
İnsan davranışının fıtratını ve mahiyetini ise "dini bilgi" belirler.
 
Bu nedenle dini olmayan bir insan, dinin fonksiyonel olmadığı bir an yoktur.
 
Müslümanların mutabık olduğu öncelikli ortak paydalardan birisi; "dinin fıtratına uygun bir İslam" anlayışına sahip olmaktır.
 
Dinin fıtratına uygun islam anlayışında; hayatın, sistemlerin, fikirlerin, insanların, süreçlerin, tüm karar, olgu, oluş ve ilişkilerin; Kitab'ın ortaya koyduğu kök anlam cümlelerinden tarif edilmesi zorunludur. 
 
Bu, Müslümanların hayat anlayışlarını temel tasavvurlarını inşa eder ve durumu özgün okumalarını mümkün kılar.
 
Bütün karar ve davranışların, Kitap'taki kök hükümler ve özgün okumalar çerçevesinde gerçekleştirilmesinde mutabakat olması gerekmektedir.
 
Hayata bütüncül yaklaşmak gerekmektedir. Yani hayatın bir bölümünde, Kitaptaki anlam ve hükümler; bir bölümünde başka anlam ve temel hükümlerin cari olması uygun görülmemelidir.
 
Bilginin, hayatı inşa etmek ve mahiyeti belirlemekten başka nedenle üretilip, paylaşılmasının, nakıs bilgi, yanlış usül ve davranış zaafı olduğunun;
 
Bilginin tek başına hayatı inşa etmek ve mahiyetini belirlemesinin mümkün olmadığının; Bilgi, tasavvur, amel, hal ve paylaşımın birlikte çalıştığı bir döngü olduğunun bilinmesi lazım şarttır.
 
Hayatın herhangi bir durum ve anında; her alan ve pozisyonunda alınan karar ve gerçekleştirilen davranışlarda; Allah'a ve ahirete kavuşma bilinç ve sorumluluğuna sahip olmak gereklidir.
 
Bilinmelidir ki; "İslamın beş şartı" dışında; bütün karar, amel, ilişkileri belirleyen, Kitabın bütün anlam ve hükümleri de, " islamın şartlarıdır."
 
Namaz kılan, oruç tutan, hacca giden, zekat veren, kelime-i şahadet getiren Zeyd, eğer domuz eti satıyorsa; Zeyd'in bu vasıfları, bu eti yemeyi Amr'a meşru kılmaz.
 
Sevgi, güven, adalet ve merhamet, kurucu ilişkinin olmazsa olmazlarındandır. Bunlara sahip olmak ve tahakkuk ettirmek ötekilerin mecburiyeti değildir. Zorunluluk bizatihidir.
 
Allah'a verdiği ahdin gereğini yerine getirmek; bir dava ve adanmışlığa sahip olmak temel koşullardandır.
 
Temel sorumluluğun Allah'a olduğu ve diğer bütün sorumlulukların bundan doğduğuna inanmak gerekmektedir.
 
Reel politik-ideal politik ayırımı yapıp, "yapılamayacağına" inanılan özgün hedeflere uygun işler yerine; "yapılmaması" gerekenleri, meşrulaştırıp, yapmamak lazımdır.
 
Bütünün esas olduğunu bilmek gerekmektedir. Bütünü parçalayıp, bu parçalardan bir bölümü ile "imal edinmiş yeni bütünlerin", hakiki bütünün yerini tutmayacağını; burada oluşturulmuş birlikteliklerin hakiki birlik olmayacığını da bilmek lazımdır.
 
Unutulmamalı; eğer bütüncül hakikat üzerinde, hakiki birlik olunmazsa;
 
Durum; başarısızlık, iktidar kaybı, güçsüzlük, rekabet zaafiyeti, adam yerine konulmamak gibi tarif edilemez.
 
Yaşamın fıtratına uygun bir bütünlükle alınmayan kararların ve gerçekleştirilen davranışların ortaya çıkarttığı hayatın mahiyeti; senin, sevdiklerinin, nefret ettiklerinin, dostlarının, düşmanlarının; yaşarken, din gününde ve ahirette, topyekün kaybı demektir.
 
Bu mahiyette bir kardeşliğin, işbirliğinin, birlik ve bütünlüğün; bütün hal ve konumlarda gerçekleşmesi ise topyekün kazanmak demektir, bilinmese de.

Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr