Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 2 > YALNIZLAR

YALNIZLAR

Bir keresinde ava gitmiştim. Yolumu kaybettim. Dağlarda, tek başıma, susuz ve endişeli olarak saatlerce dolaştım.

Umudumu kaybettiğim bir anda, yukarıdan, su gözesinin kenarında oturan bir avcı gördüm.

Panikle, telaşla, acele olarak yanına indim.

Başımı suyun içerisinden çıkarttıktan sonra; " uzun süredir seni izliyordum. O kadar endişeyle geziyordun ki, ayaklarının dibinden havalanan onlarca keklikten hiçbirini fark etmedin" dedi.

Yalnızlık cilvesi bol bir durumdur. Herkesin hakkı ve harcı değildir.

Yalnızlık potansiyeline sahip olanlar vardır, yalnızlık liyakatına sahip olanlar vardır.

Potansiyeline sahip olanlar eğer liyakatına ulaşamazlarsa; bunlardan bir bölümü, bu durumu kendilerinden bilip, kendilerini cezalandırmayı tercih ederler.

Diğer bir bölümü ise yalnızlığı sermaye yapıp, ticaretine başlarlar. Pazarladıkları şey yalnızlığı bilmeyenlerin, hakikat olduklarına emin olmaksızın, ilginçliğine binaen müşteri oldukları şeylerdir.

Oysaki yalnızlık mahcubiyeti, masumiyeti, mahremiyeti sever. Eğer sermaye yapılırsa, ancak süfli ticaretin metaı olur.

Kıymet bilmeze fayda sağlamaz ancak fitne olur.

Liyakat kesbedenler, yanlız olmadıklarını bilirler. Ayrıca ıssız yollarda, yalnız dolaşmak hissinin bir terbiye konusu olduğunu da anlarlar.

Kendilerine yüklenen sorumluluğun altına girebilmemin zorunlu unsuru olan yalnızlıktan endişe duymazlar.

Yolda rastlayabildikleri yalnızların önemini en çok onlar anlarlar, kıymetini onlar bilirler ve onlarla refik olabilmek için ellerinden geleni yaparlar.

Yalnızlarla, kalabalıklar birbirlerinin rakibi, muarızı değildirler.

Ters çevirilmiş bir piramidin üstlerinde kalabalıklar, alt uçlarında yalnızlar vardır.

Şakilesi daha çok yük taşımaya müsait olanlar, güçleri nispetinde, piramidin, omuzlarına basan kısımlarının yükünü taşımaya çalışırlar.

Şakileden gelen bu imkanı diğerlerinin omuzlarına basmak için kullanmazlar.

Taşıdıkları yük için hiçbir ücret talep etmezler. Anlaşılmayı beklemezler. Kimseyi mihnet altına sokmazlar.

Zira şakileyi yaratanın, yükü yükleyenin, gücü ve karşılığını verecek olanın aynı zat olduğunu bilirler.

Bu nedenle yüklerini taşıdıklarına karşı anlayışlı, merhametli ve mütevazidirler.

Yalnızlığın anlamının tahakkuk ettiği demde görür, anlar ve yaşarlar.

O demde ölçü, sınır ve tatmin duygusu farklıdır. Daha aşağısı kabul edilemeyecek bir yüksekliktedir.

Bundan dolayı yalnızlar; yalnızlıklarını ve refiklerini severler.


Copyright 2019 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr