Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 6 > AKLEDENLERİN İLGİ DUYACAĞI BİR YAZI
AKLEDENLERİN İLGİ DUYACAĞI BİR YAZI
 
Bir sabah uyanıp, dünyanın başka bir dünya, hayatın başka bir hayat, sistemlerin başka sistemler olduğunu fark edip; bu yeni durumun, iyi ve meşru olup olmadığını nasıl anlarız?
 
Bu soru ancak özgür, hayatını farkındalık ve sorumluluk düzeyinde yaşayan ve akledebilenlerin soracağı, anlayacağı, önemseyeceği ve cevap arayabileceği bir sorudur.
 
Bunun dışında kalanların hayatı anlamaları, anlamlandırmaları ve farkına varmaları ancak kurulmuş hayatı müşahadeleri ile oluşur. Yani bütün kurucu süreçlerdeki rolleri; belirlenen alanlarda, biçimlerde ve sınırlarda yaşamak ve katkı sağlamaktır. 
 
Bu nedenle, kurucu süreçlerde çok da farkındalık sahibi olamazlar, üzerinde fikir yürütemezler ve müdahil olamazlar. Ne olup bittiğine dair merakları da propaganda ile tatmin edilir.
 
Bu, bir formasyonu, kaliteyi, kapasiteyi tarif eder.
 
Bu nedenle, sürecin sonunda kurulan yeni dünyada da, belirlenen biçimde ve sınırlarda yerlerini alırlar ve yeni biçime adapte olarak hayatlarını devam ettirirler. Yeni dönemin yapılandırılması sürecinde, yeni meşruiyetleri oluşturulduğu için bir itirazları da olmaz.
 
Bu durum, böyle olunmadığına ilişkin zanların izale edeceği değil; yüksek sorumluluk, saygı, tefekkür, tevbe ve mücadelenin değiştirebileceği bir haldir.
 
Süreçler karşısında insanları üç grupta tasnif edebiliriz.
 
1. Akletmeyenler, mukallitler. 
2. Akledenler 
3. Temiz ve derin akıl sahipleri. 
 
Bu süreçlerde ve sonuçlarında asıl rolü derin ve temiz akıl sahipleri oynarlar. Zira değişim ya da yeniden inşa süreçleri; ya, "derin ve kirli akıl sahipleri" ya da, " derin ve temiz akıl sahipleri" tarafından kurulur ve sürdürülür. Eğer bu dönemlerde bir mücadele varsa, bunlar arasında olmaktadır.
 
Zeka, bilginin işlenebilmek hızını, yoğunluğunu tarif eden bir kavramdır. Akıl ise, bilginin yerli yerinde, miktarınca, usulünce, zamanında, hikmetlice kullanılabilmesini ifade eder. "Derin ve temiz akıl da"; hakikat kaynağı ve bundan mülhem inşa edilmiş bir bilgi sistemi çerçevesinde; durumu, süreci, nedenleri, amaçları, sonuçları, kurucu hükümleri; varlık boyutundan, uygulamaya kadar bütün kademelerde (*) okuyabilen, anlamlandırabilen, tasarlayabilen, inşa edebilen, güncelleyebilen ve güvenliğini sağlayabilen akıldır.
 
Derin ve temiz akıl sahipleri aynı zamanda bir dış motivatöre veya iradeye ihtiyaç duymadan; Rabbe bağlı ve O'nun verdiklerinin farkında olup, potansiyellerini kullanabilen yani şükredici insanlardır. Bu nedenle özgür, güçlü ve kurucu akıl sahibidirler.
 
Eğer bu tür değişim dönemlerinde; bizden olan derin ve temiz akıl sahipleri yoksa, bizden olmayan derin ve kirli akıl sahiplerinin kılavuzluğuna mecbur kalınabilir.
 
Başlıktaki yazıldığı gibi; bu yazı ancak akledenlerin anlayacağı, önemseyeceği ve üzerinde düşünmeye başlayacağı bir yazıdır. Yaşadığımız günlerin ilhamı ile yazılmıştır.
 
(*)
http://insaenstitusu.com/dokuz-yaklasim-derinligi-1
http://insaenstitusu.com/dokuz-yaklasim-derinligi-2
http://insaenstitusu.com/dokuz-yaklasim-derinligi-3

Copyright 2020 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr