Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 6 > ASIL SEN HİÇ BİR ŞEY YAPMIYORSUN
ASIL SEN HİÇBİR ŞEY YAPMIYORSUN
 
Büyük bir öfke, kin ve nefretle bağırdı, beyaz sakallı fakat dik duruşlu adamın yüzüne; "hiçbir şey yapmıyorsun ve hayatı boşa yaşıyorsun. Önemli bir şeyler yapmana engel kıldığın, uydurduğun bahanelerin var" diyen evin kızı, yanında iki oğlan ve zafer kazanmış komutan edasıyla ellerini bağlamış ve - işte bütün hayatım boyunca bunları söyledim ve bugün haklı çıktım - ifadesinin yüzüne oturduğu eş. 
 
Assolist ve baş vokalistlerin arkasında, hilal taktiğine uygun sıralanmış olan akrabalar, arkadaşlar ve "mahallenin sakinleri", senkron bir salınımla vokal yapıyorlardı. Bu vokal öndekilerin söylediklerini teyit eden bir kıvamda fakat sanki onlar bu iddiaları kabul etmiyorlarmış edası üzereydi.
 
Öndekiler bazen solo, bazen düet yapıyorlardı. Koro halinde söyledikleri de oluyordu.
 
"Senin döneminde, sınıf arkadaşın ve hatta aynı vakıfta olanlar alıp başlarını gittiler. İçlerinde bakan, milletvekili, yüksek bürokrat olanlar var. Üniversitelerde hoca, dekan, rektör oldular. Bir kısmı büyük paralar kazandılar, çok güçlendiler. Bu kapıların hepsi sonuna kadar, hatta hepsinden çok sana açıktı. Bir evet deyip, zamanın ruhuna ve koşullarına uygun davranman yeterdi. Sen ne yaptın? Aklını kullanmak yerine, kuru bir idealistlikle, "varlığın anlamı, kuruluş ilkeleri, fıtratın ölçüleri yaveleriyle" varlık içerisinde yokluk yaşattın. Hâlâ kirada oturuyorsun ve idare ile geçiniyorsun. Allah'tan başkasından istemem şövalyeliği ile unutuldun, dışlandın, uyumsuz ve elverişsiz adam ilan edildin."
 
"Bu kadarla kalmadı, bizim de bu imkânlardan yararlanmamıza mani oldun. Eğer biz isyan edip, etkinden sıyrılmasaydık, şu geldiğimiz hale, elde ettiğimiz imkanlara da sahip olamayacaktık."
 
"Yeteneklerin bir işe yaramadı. Senden çok geride olanlar, hem derneklerde, vakıflarda, partilerde hizmet ettiler; hem para, şöhret, güç ve sosyal çevre kazandılar. Onlar, senin ideal diye kendini yoksun bıraktığın şeyler adına pek çok faaliyet ve hizmet yaptılar. Görünür eserler bıraktılar ve projeler gerçekleştirdiler. Oysaki bunca sene sonra senin ortaya koyabildiğin, neredeyse senden başka kimsenin dikkate almadığı hassasiyetler, tavırlar, duruşlar, fikirler, tavsiyeler, stratejiler, usuller, hayata geçmeyen projeler. Yani cilt cilt kitaplar, tomar tomar yazılar, dosyalar, saatlerce konuşmalar ve hakkında bir kanaat."
 
"Hep züğürt tesellisi umutlar ve - bu işler esasına uygun, kendi çerçevesinde, bağlamında, usulünce ve zamanı gelince olur - lafları."
 
"Aslında sen birşey yapmadın. Ortada gücün, şöhretin, kurduğun müesseseler, diktiğin binalar, peşinden koşanlar yok. Eskiden dost oldukların, sana hâlâ çok saygı duyanlar ve hatta sana göre, düşman olması gerekenler bile seni dikkate almıyorlar, zira düşük profilde görüyorlar. Onların dost, düşman, ortak, işbirliği yapılacaklar kriterlerine uymuyorsun. Hatta onların elverişlilik kriterlerine de uymadığın için hatırlanmayıp, yok sayılıyorsun."
 
" Neyi ümit edip, ne beklediğini bir türlü anlayamadığımız için, çok şükür senden bağımsız hareket ettik de kendimize alanda yer bulabildik, bir standart elde edebildik."
 
" Senin kafan arkadaşların kadar çalışmadı. Onlarda seninle aynı ideallere sahiptiler fakat bunların ilkeleri, ölçüleri, çerçeveleri ile hiçbir imkanı kullanamayıp, hiçbir şey elde edemeyeceklerini anlayınca, zamanın ruhuna uygun bir karar içtihadında bulundular ve kurtuldular. Karar kriterlerini reel politik ve ideal politik olarak kategorize ettiler ve rahatladılar."
 
Bu olay Fas'ın, Kazablanka Şehrinde 2022 yılının Eylül ayının 22'sinde saat 22.00 de gerçekleşti. 
 
Yarı münzevi yaşayan baba, oğullardan birisinin düğününe, hiç olmazsa dua edeyim diye iştirak etmek teşebbüsü sonucunda meydana geldi.
 
Baraj o gün patladı, duygular birbirini tetikledi ve karındakiler dışarı döküldü.
 
Adam, münzevi dinginliği ile dinledi ve sadece bir müddet dudakları kımıldadı. Sonra arkasına döndü ve kapıdan çıkarken, kapı ağzındakiler; "ya Rabbi, onlar bilmiyorlar. Sen merhametlilerin en merhametlisisin. Sen Hadi'sin, Sen Vehhâb'sın" dediğini duydular. Fakat asla; "asıl siz "birşey" yapmıyorsunuz" denildiğini duyan olmadı.

Copyright 2021 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr