Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 6 > HAYAT, ANLARI KİRLETMEK DEĞİLDİR
HAYAT, ANLARI KİRLETMEK DEĞİLDİR
İnsan, durmadan dönen anların ortasında, mecburiyetleri olan bir yaratıktır.
İlk mecburiyeti, son an gelip, en büyük an tamamlanana kadar, mütemadiyen ve büyüyerek dönen anlara muhatap olmak mecburiyetidir.
Diğeri ise, her an bir davranış sergilemek mecburiyeti.
Aslında bu iki zorunluluk arasında bir hayat yaşanır, inşa edilir, imha edilir, üretilir veya tüketilir.
Eğer anlar, inşa-imar edilmiş, mamur kılınmışsa, hayat ömür olmuştur.
İnsan, iradi seçme vasfını kazandıktan sonra, önünden geçip, döngüsel bir akışa sahip olan, en kısa zaman dilimleri mahiyetindeki anlarda, bir karar vermek ve bir davranış sergilemek mecburiyetindedir.
En kısa zamanlara haiz anların döngüsel hareketlerinden, daha uzun anlar, onlardan daha uzun anlar, onlardan daha uzun anlar ve nihayetinde hayat denilen an oluşur.
En kısa anlar; şekilsiz, biçimsiz, renksiz, kokusuz, anlamsız ve sınırsızdır.
İnsanların karar ve davranışları, anlara; anlam, sınır, biçim, şekil verirler. Yani mahiyetlerini belirlerler.
İnsanlar, bebeklikten, aklederek karar ve davranış sergileyecekleri zamana kadar, bu anları, kendi fıtratları kıvamında; anlama, sınıra, biçime, renge ve kokuya sahip kılacak davranışlar sergilerler. Zira bu ana kadar, kendi fıtratlarının sınırlarında yaşarlar, anlamları ile hareket ederler. Bu masum zamanlar, onların; hayatı, insanı, fıtratı ve anları kirletip, tahrip etmeden, onlarla münasebet kurmayı öğrenecekleri anlardır. Eğer bu anların fıtratına ve mehabetine aykırı zeminlerde, koşullarda, atmosferde ve ilişkilerde yaşamazlarsa, artık akılla karar verip, davranış sergileyecekleri zamanda da, fıtrat sınırlarında, hayatın hakiki anlamına uygun mahiyeti inşa ediyor olacaklardır.
Akılla karar vermek demine ulaşınca, aklın, karar vermeyi, tercih yapmayı mümkün kılan bilgi türüyle muhatabiyeti başlar. Bu bilgi, diğerlerinden farklı anlam ve fonksiyonlara sahip bir türdür.
Kararı oluşturan anlamı; buradan, amaç ve hedefleri; karar ve davranışın sınırlarını; bunu belirleyen ilkeleri; değer ve öncelikleri; tüm hakları vb. belirleyen mahiyete sahip bir bilgidir.
Bu bilgiler çerçevesinde alınan karar ve davranışlar da hayatın mahiyetini belirler.
İnsanı kuşatıp, döngüsel olarak akıp giden anlar, mahiyeti belirleyen bilginin niteliğine göre alınan kararlar ve sergilenen davranışlarla bir mahiyete bürünürler.
Mahiyete bürünen anların iki fonksiyonu vardır. Bunlardan birisi, döngüsel olarak, mütemadiyen akan diğer anlarla, daha büyük, geniş, uzun anları yapılandırırlar. Nihayetinde, insan için en büyük an olan hayat yapılandırılmaktadır. Diğer fonksiyon ise, anlarda oluşan mahiyetin, çevredeki diğer unsurların tutum ve kararlarına etki etmeleridir. Böylece anın mahiyeti, bir anlamda çevrenin mahiyetini de belirlemek gücüne sahiptir.
Yeryüzündeki bütün unsurların bu biçimde, döngüsel hareketteki anların mahiyetlerini belirlemeleri sonucunda ortaya hayatın mahiyeti çıkar.
Elbette bu süreçte müessir ana unsur insandır. Zira karara etki eden zihni süreçlerinde, mahiyeti belirleyen bilgi türünü istedikleri yerden, biçimde, miktarda tercih edip, alabilmek serbestisine sahiptirler. İnsanın dışındakiler, yaratılış özelliklerine uygun bilgilerin dışında bir tercih kullanamazlar.
İnsanın yeryüzü hayatına müdahalesi ancak içinde bulundukları ortamda, onları kuşatarak akıp giden anlara müdahale edip, onlara mahiyet kazandırarak olmaktadır. Bu anlar, insanın kendi hayatını yapılandırmakta ve tüm çevre unsurlarının hayatlarını etkilemektedir.
Burada insan çok büyük bir imkan ve çok büyük bir sorumlulukla karşı karşıyadır.
Anların mahiyeti, ya insanın ve tüm çevre unsurlarının yaratılış özelliklerine uygun bir bilgiyle, ya da yaratılış özelliklerine uygun olmayan bilgiyle belirlenecektir.
Eğer mahiyet, yaratılış özelliklerine uygun bilgi ile oluşturulursa, döngüsel anlardan oluşan hayat ve tüm çevre unsurları; üzerinde yaşam olan bir gezegen ya da galaksiler gibi inşa olurlar.
Eğer mahiyet, yaratılış özelliklerine uygun olmayan bilgiyle belirlenmemişse, döngüsel anlardan oluşan hayat, kara deliklere dönüşür. Yapıyı ve çekimine giren her şeyi imha ederler.
Bebeklerin bilgileri mahza fıtrata dair olduğu için, bu dönemler hayatın inşa olduğu ve insanın en müessir olduğu dönemlerdir. Bebekler sahip oldukları azıcık kaynakları öylesine müessir ve israf etmeden kullanırlar ki, etraftaki ilgili her şeyi yönetebilirler.
Eğer akılları ile karar verip, davranış sergilemek deminde insanlar, yaratılış özelliklerine uygun bilgiler çerçevesinde mahiyet belirleseler, benzer biçimde, sahip oldukları kaynaklarla görece olarak çok etkili olabileceklerdir. Bu etki, hem tesir gücü, hem de inşa niteliği açısından olacaktır.
Mahiyeti belirleyen bu bilgi "dini bilgidir."
Yaratılış özelliklerine uygun bilgiyi vaz eden din ise "İslam'dır." Zira Allah nezdinde din insanın fıtratıdır."
Anların mahiyetini, yaratılış özellikleri çerçevesinde belirlemek, yeryüzü hayatını, insanın ve bütün yaratılmışların fıtratlarına ve bundan doğan hukuklarına uygun inşa etmek demektir.
Anların mahiyetini bunun dışında oluşturmak, anları kirletmek, hayatı imha etmek ve tüm varlıkların hukukunu çiğnemek demektir.
Zamanla mukayyet olan anlar üzerinden bir hayat tasavvuruna sahip olanlar için, sonsuzluğa izafeten, bir göz kırpımlık an olan dünya hayatındaki, hevaya ilişkin menfaatleri esas alıp, sonsuzluk tasavvurundaki bir yaşamın mahiyetini kirletmek; hangi aklın? Hangi fayda-maliyet analizinin neticesi olabilir.
Din tasavvuru ve dinin fonksiyonları üzerindeki anlayışı ve kararları oluşturan anların mahiyetini bu hakikat ve sorumluluk dairesinde belirlemek lazımdır. Zira anların mahiyeti; hem insanların kendi hayatlarının mahiyetini belirlemekte, hem de bütün çevre unsurlarının hayatlarını etkilemektedir.

Copyright 2020 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr