Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 6 > HAYIR! İSLAM BEDEVİ İNSAN VE AHLAK ÜRETMEZ

HAYIR! İSLAM BEDEVİ İNSAN VE AHLAK ÜRETMEZ

Adaletsiz, kaba, nobran, bencil, uygunsuz, anlamsız bir davranış gösterince, kendilerini Müslüman olarak tavsif edenlere bir reaksiyon oluşmaktadır. Onlar da, reaksiyon gösterenlere tepki gösterip kızarak; "siz kendinize bakın, bize bu lafları söyleyecek durumda mısınız?" mealinde tepkiler göstermektedirler.

Bu eleştirileri ya da saldırıları yapanlar velev ki süfeha olsun ya da kendilerinden ehl-i insaf; eğer haklılarsa söylenenlerin kıymeti düşmez.

Zira bunların en temelinde zımni bir itiraz yatmaktadır.

İslam; haksızlığa, adaletsizliğe, hikmetsizliğe, nezaketsizliğe, güce tapıcılığa, bencilliğe, cahilliğe ve benzeri olumsuzluklara ve ahlaksızlıklara müsade etmez. "Hem bunları yapıp, hem de Müslümanca davrandığını iddia etmelerine ya da Müslüman olanlardan şahitlik hakkımızı alamamaya itiraz ediyoruz" demektedirler.

Doğru da söylemektedirler.

Bütüncül bakamayan; dar görüşlü, kısa sürede gelecek küçük menfaatlerin peşinde olan; hakikatı aramayan; nereden oluştuğu belli olmayan fakat konjonktürel olarak işine yarayan inanç ve ahlak umdelerinin müdafii olan; bencil ve paylaşmayı bilmeyen; liyakatsız muhteris; fırsat bulunca zulmeden; haktan söz edip, güce perestiş eden; ilimle, hikmetle işi olmayan; hakka kulak vermeyip, işine gelince hukuku katleden; adaleti objektif değil de, kendine göre anlayıp, uygulayan; özgürlük ve öznelikten anlamayıp, kölelik sadakatını has kulluk zanneden; şükretmeyi, tevbeyi, inşayı, değişmeyi bilmeyen ve bunlardan oluşan ahlaksızlıkları da, ahlak diye pazarlamaya çalışan tipolojinin ismi "bedevidir."

Bu vasıflar ve bunların oluşturduğu sonuçlar kimde bulunuyorsa ve bunlar kendilerini nasıl isimlendiriyorlarsa da, bu hal bedeviliktir.

Örnek vermeye gerek olmadığını düşünüyorum. Zira her birimizin ne kadar çok şahitliği ve yaşamışlığı vardır bu hususlarda.

Filanca çevrelere ya da kişilere yakınlığından; birazcık beceri ve sınırsız sadakatından başka liyakat özelliği olmayan; fakat sahip oldukları ile bir makama getirilmişlerden, zulümlerine şahit olduklarımız olmuştur.

Liyakatsizliklerini başkalarının emekleri, fikirleri, mesaileri, çevreleri ile ikame etmeye çalışıp, itibar kaybedenleri ve itibar katledenleri ;

Küçücük menfaatleri veya korkuları nedeniyle, komplolar, tuzaklar kuranları. Bu nedenle iyi şeyleri kısıtlayıp, büyük hayırları engelleyenleri;

Çıkar ve makam hırsı ile fitne çıkaranları;

Korkularından, hayırlara ve boyunu aşanlara engel olanları;

İnsanların hayatlarını, onurlarını yok sayanları;

Bedevilik bahasına servet yapıp, sonrada azim görgüsüzlük sergileyenleri.

Bunlar herkesin şahit oldukları şeyler de; süfehanın bunları eleştirirken haddi aştıkları, yanıldıkları bir yer var. Bunların hiç birisi, eğer bunları yapanlar kendilerini Müslüman olarak tavsif ediyorlarsa bile, İslamın hiçbir hükmü, umdesi ile oluşmaz.

Yani İslam, bedevi insan ve ahlak üretmez.

İslamın bütün hükümleri; adalet, saygı, sorumluluk, üretim, özgürlük, nezaket, nezafet, diğerkâmlık, paylaşmak gibi güzel ahlakı inşa edecek içeriklere sahiptir.

Bedevi davranışını sergileyenler, Müslüman kimliği, ibadetleri, çevresi ve sembollerine sahip olsalar bile bu çirkin davranışlar ve ahlak asla Kitabın hükümlerinden oluşmamaktadır, Allah'a teslimiyetin bir parçası değildir ve bunları, kendilerine Müslüman diyenlerin yapması da, yapılanları meşru kılmaz.

Namazı kılıyor, oruç tutuyor, zekat verip, hacca ve umreye gidiyorum, bunlar da Allah'ın isterse affedeceği küçük günahlardandır mülahazası yanıltıcı ve tehlikeli olabilir. Zira Allah kendisine şirk koşulmasını af dışı bırakmıştır. Tevbe-i nasuh, tecdid-i iman gerektirir.

Mesela bulunduğu makamın sağladığı "güçle" bir haksızlık yapacak olan kişinin buna ilişkin bir meşruiyet hükmüne dayanması gerekir. Allah, haksızlığı, adaletsizliği, aldatmayı meşru kılacak bir hüküm vaz etmeyeceğine göre, bu hükmü Allah'ın dışında bir kaynaktan almak zorunda kalacaktır. Kendisine, Allah'ın hükmüne mugayir bir hüküm vererek, meşruiyet sağlayan hangi otorite olursa olsun, zulmedene Allah nezdinde hiçbir yardım sağlayamayacaktır. Velev ki bu herzelere fiyakalı isimler bulunsun ya da "muteber" kişilerin onayını almış olsun.

İslam, bedeviliği, medeniliğe dönüştürmek amacı ile din olarak seçilmiştir. Buna istisna yapmaya çalışanlar ancak Allah'a teslimiyet dairesinin dışında çabalıyorlardır.


Copyright 2020 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr