Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 6 > İLLÜZYONDAKİ ZİHİNLERLE NE YAPILABİLİR?
İLLÜZYONDAKİ ZİHİNLERLE NE YAPILABİLİR?
Farz-ı muhal, Hz.Musa'nın stratejisi şöyle olsaydı.
Öncelikle, illüzyonda olan Firavunun halkına vaz-ü nasihatlerde bulunup, onlardan bir taraftar topluluğu oluşturmak.
Bu esnada büyücülerle arayı düzeltip, bazı engelleri kaldırıp, bazı kolaylıklar elde edebilmek. Belki de onların yöntemlerinden bir bölümünü kullanmak.
Daha sonra "değer miktarda" güce ulaşınca, Firavuna karşı güçlü bir muhalefet ve hatta alternatif oluşturmak.
Bu strateji ne işe yarardı? Hangi neticelere ulaşılırdı?
Oysaki Hz.Musa, ne stratejiyi Firavuna muarızlık üzerine kurdu, ne de büyücülerine karşı işbirliği veya düşmanlık iradesi gösterdi. Doğrudan doğruya illüzyonlara saldırdı ve onları ortadan kaldırdı.
İllüzyonlar ortadan kalkınca ortaya üç sonuç çıktı.
Birincisinde, illüzyonla, hakikat arasındaki farkları bilen illizyonistler, hakikatı görünce hemen ona iman ettiler, hem de hayatları bahasına. Muhtemelen illüzyon yaparken, halktan farklı olarak, illüzyonla, korkuları ve menfaatları açısından bir ilişkileri varmış. Ancak hakikatle yüzleşince; bir yönden hakikatın özgül ağırlığı, diğer yönden, belki de illüzyon yaparken bile yaşadıkları, öze ilişkin rahatsızlıkları nedeniyle, büyük bir karar verdiler ve büyük bir değişim geçirdiler.
İkincisinde, illüzyonların tesirinde, hakikate taraf olamayan ve zillet içinde köleliği kabullenmiş, belki de içselleştirmiş olan halk; illüzyonların etkisinden kurtulunca, hayatlarını ortaya koyarak; korkup-ayrılamadıkları standartlarından, saklandıkları kovuklarından, vazgeçemedikleri değer olan yaşam biçimlerinden, çevrelerinden kopup, ayrılmaktan tereddüt etmediler. Elbette bunda, illüzyonun tesirinde iken bile etkisini, dip akıntısı olarak gösteren fıtrat kodları ve itminan arayışının olması da muhtemeldir.
Üçüncüsü ise, Firavunun, illüzyon tesiri ile kontrol altında tutup, zulümle yönettiği ve itiraz görmediği tebea illüzyondan kurtulunca, artık bu imkanı kaybetmesidir. Bu durumda bütün sinsiliklerden sıyrılmış saf ve görünür düşmanlık etmekten başka çaresi kalmamıştır.
Allah, illüzyonların tesirinden kurtulup, hakikatle yüzleşerek, kararını ve tarafını hakikate göre belirleyen samimi insanlar, güçsüz halde iken, büyük tehlikelere maruz kalınca, rahmetlerini ve yardımlarını göndermiştir.
Ana espri, illüzyon altında görülüp, bilinemeyen hakikatlere taraf olup da, sergilenemeyen samimiyet meselesidir. Zira kabul edilip, edilmediği; taraf olunup, olunmadığı hususunda samimiyet serdedilmesi için öncelikle hakikatle yüzleşilmesi; bunun için de hakikati örten bütün illüzyonlardan kurtulunması gerekmektedir.
Eğer perdeleri yırtıp, arkasındaki gerçeği görmeye, düğümleri çözüp, illüzyondan kurtulmaya bir kere karar verip, samimiyet izhar edilirse, Allah'ta, zamanın asa-ı Musa'sının ne olduğunu gösterecektir inşallah.

Copyright 2021 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr