Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 6 > KAOS GÜNLERİNDE DURUŞ

KAOS GÜNLERİNDE DURUŞ

Bu bir kaos durumudur, büyük bir kaos.

Bu tür büyük kaos süreçlerinde hayatın rutinleri farklılaşır; alışkanlıkların bir bölümünün, bazen çoğunluğunun anlamı kalmaz; önemli bazı şeyler önemsiz hale gelir, bazı önemsizlerde çok önemli olur.

Yani kaoslarda mevcut sistem bozulur.

Düşünce biçimleri, yaklaşım tarzları farklılaşabilir.

Bu tür zamanlarda; köklü yüzleşme, düşünme, tefekkür fırsatları elde edilebilir.

Ve sonunda mutlaka yeni düzen kurulur.

İşte o günler içerisindeyiz. Belki de insanoğlunun yüzlerce yıldır karşı karşıya kaldığı en geniş ve derin bir kırılım dönemindeyiz.

Neyin içerisinde olduğumuzun, neyle karşı karşıya kalacağımızın, neye ulaşacağımızın, büyük çoğunluğumuz farkında değiliz.

Etrafımızda yapılan, çoğu propaganda nitelikli pek çok konuşmanın tesiri altında, durumu anlamaya çalışıyoruz.

Fakat, genel değerlendirme ve temennilerin dışında bizlerin özgün bir kavrayışı ve sözünün olmadığı ile yüzleşiyoruz.

Birbirlerine kıyasıya saldırarak yapılan "mücadelelerin" yaklaşım ve yöntemlerinin, bu kaos dönemini, nedenlerini ve sonuçlarını; bizim almamız gereken tavrı izah edemediği durumu ile yüzleşmiş olabilmek bir kazançtır. Zira anlamı kalmamış olsa gerek ki, bu tür söz ve davranışlar kesiliverdi.

Din olgusu, her durumu anlamlandırmanın ve en doğru davranışların ne olduğunu bilmenin imkanını sağlayan bilgi türünü kapsadığı için; Müslümanların da her durumda, özgün bilgileri perspektifinde, özgün anlayış, tutum ve tavırları olmak zorundadır. Eğer yoksa, aksaklığın nereden kaynaklandığı hususunda derin düşünmek için fırsat günlerindeyiz.

Mülkün sahibi Allah'ın, mülkü üzerindeki tasarrufunda ortaksız olduğu hakikatını unutmadan düşünmek gerekmektedir ki; olanları, şeytan yoldaşlarının mutlak tasarrufu gibi yorumlayan kafa yapıcıların tuzağına düşmeyelim.

Allah'ın her hükmünün hikmete mebni olduğu gerçeğinden çıkışla; hikmet üzerinde derin düşünmeli ki; kaos sürecinde ve sonucunda samimiyet izhar edip, Allah'ın (inşallah) açacağı alanda yer almak için liyakat kesbetmek lazım. Hikmeti de, Allah'ın bizleri cezalandırması çerçevesinde izahla sınırlı bırakıp, tefekkürün önünü kesmemek lazım.

İnsanoğlunun, kendine yetki verilen alanda yaptıklarının illüzyonundan sıyrılıp, hakikatin gücünün ne mertebede olduğunun künhüne vakıf olduğumuz bu günlerde; korkaklık, Allah'a itimatsızlık, umutsuzluk gibi perdelerin nasıl yırtıldığını müşahade etmekteyiz.

Gecelerce, koca koca unvanlı adamların anlattıkları düzenlerin, güçlerin, yönetimlerin; bir mikroskobik varlığın, belki de şayiası ile dağılıp, kilitlendigine şahit olmaktayız.

Bir; "ol der olur" durumunu, şirk perspektifi ile değerlendirmemek lazım.

Ankebutun evi misillu karmaşık düzenlerin ne kadar zayıf olduğuna şahit olduğumuz günlerdeyiz. Bırakın vukuunu, şuyuu ile küresel çapta hercümerce uğradıklarını görmekteyiz.

İnsanı, insan yapan ilişki değerlerinin; tedbir günleri sonunda yok edilmesine izin vermemek bilincini diri tutmak çok önemli.

Dedim ya; belki de yüzlerce yıllık insanlık tarihinin en kırılgan zamanlarından bir tanesini yaşıyoruz.

Zorunlu iskânları, samimi ve ciddi, tefekkür ve yüzleşme fırsatı bilip, değerlendirmek lazım.

Her kaosun ardından fırsatlar ve tehditler gelir, uyanık olmak lazım.

Bu kaosu oluşturan nedenlerin hikmetini düşünürken, kendi katkımızı iyi analiz etmek gerekir ki, fiili tevbeye imkan bulabilelim.

Allah'ı hakkıyla bilmenin, O'na itimat edip, tam teslim olabilmenin fırsatını da kaçırmamak lazım.

Bakara.286 - Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. "Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bize mağfiret et, bize rahmet et. Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."


Copyright 2020 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr