Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 6 > ORTALAMA İNSANIN ŞAŞKINLIĞI
ORTALAMA İNSANIN ŞAŞKINLIĞI
Ortalama insanın şaşkınlığının faturası insanlık için çok ağır olabilir.
Zira Allah'ın alemlere üstün kıldığı ve üstün imkanlar sağladığı insanlar; hadlerini tecavüz edip, sadece Allah'a kulluk etmek yerine hevalarına kulluk etmeye başlayınca, şeytanla iş tutup, onun ekolüne dahil olmak durumunda, Allah Kendisine teslim olanları vasat ümmet kıldı.
Vasat ümmet fıtratı, dengeyi ve adaleti tesis edebilen ortalama insanlar topluluğu olarak temayüz etti.
Bilgi ve diğer üstünlük sağlayan vasıfların temerküz ettiği ve bununla; bir taraftan fıtratla belirlenmiş, diğer taraftan Allah-kul ve yaratılış-sebeplere uymak ilişkilerinin sınırlarını çiğneyen insanın tuğyanıyla yeryüzü fesada boğuldu.
Yeryüzünde adaleti, sadece Allah'a kulluk edecek vasat ümmetin şahitliği ve mücadelesi sağlayacaktır.
Ortalama kul insan, insanlara şahitlikleri/örneklikleri üzerinden hakkın, hakikatin ve adaletin bilinmesini ve talep edilmesini sağlayacaktır.
Şahitlik hâl ile gerçekleşir.
Ortalama insanın şaşkınlığı, hâle ulaşmayan bilgi ile oynayıp, oyalanması ile ortaya çıkar. Zira tabiatı gereği; bilgi-tasavvura, tasavvur-davranışa/amele, davranış-hale, hal de-şahitliğe dönüşür. Bu döngü yarım kalırsa fıtri fonksiyonunu icra edemez. Yani, ne yeryüzü inşa olur, ne fitne yeryüzünden kalkar, ne de ortalama insan şahit olabilir.
Üstelik, şeytan ekolünün öğretisinin gazına gelip; eyleme ve hale dönüşmeyen bilgiyle oynamayı ve oyalanmayı tercih eden ortalama insan, bu işi niteliksiz, sığ, fonksiyonsuz ve amaçsız biçimde yapmaktadır.
Vasat ümmetin şahitliğinin, insanların varlık nedenlerini, fıtratlarını ve hakikati anlamaları açısından büyük önemi vardır. Bu nedenle şahitliğin fıtratı mucibince yapılması hayati önem taşımaktadır.
Postmodernizmin ortaya koyduklarını hiç anlayamayıp, özgün misyonlarını üstlenemeyelerin; halihazırda gelişen yeni dönemde Allah'a karşı sorumluluklarını ve görevlerini ifa edebilmeleri; Kitapta verilen bilgiler çerçevesinde veri üretip, pozisyon almaları ile mümkün olabilir.
Zira öngörülebilir veriler çerçevesinde, yeni dönemde fitneye karşı durabilecek, sahih ve fıtri olanın mücadelesini verebilecek potansiyele sahip yegâne alternatif, sadece Allah'a kulluk edecek vasat ümmet görülmektedir. Bu mesnetsiz bir öngörü değildir ve bu konuda analitik tartışma yapabilmek yetisi, misyonu yüklenebilmenin liyakat kriterleri arasındadır.
Buna ilişkin bir bilgi teorisi, doktrin ve strateji geliştirmek de, anın vaciplerinin başında gelmektedir.
Ortalama insanlar arasından şaşkınlıklarını üzerlerinden atıp, görevlerini üstlenmek ihtimaline en çok sahip olanlar, ulul el bab, yani içimizdeki derin ve temiz akıl sahipleri olabilir.
Derin ve temiz aklı; itminana ulaşmak, Allah'ın kulları arasına girmek talep ve çıtasını; firaset-basiret-hikmet mertebesini aşağı çeken tercihlerden ve alışkanlıklarından behemehal sarf-ı nazar etmek icap etmektedir.
Slogan atmaktan, tefekkürü bloke eden vaazlar verip, dinlemekten, amaçsız ve fonksiyonsuz bilgi elde etmek ve paylaşmak çabalarından, avare kasnak gibi tekrarlanan, sahih ve etkin sonuçlar üretmeyen çabalardan, korkaklıktan, ufuksuzluktan, tembellikten vaz geçmek lazımdır.
Zira yeni dönemin önümüze koyacakları bunlarla anlaşılıp, karşılanacak gibi görülmüyor.
Allah'ın her hâl ve durumda Kerim olduğu muhakkaktır. Bu, bizim içinde bulunduğumuz durumda, kulluk sorumluluğumuzla ilgili bir haldir.
"Bunlar soyut, ne yapmamız gerekiyor sen onları söyle" diyenlere diyeceğim de; Rabbin; ya akledip, şahitlik yapabilmek için yüzümüzü doğru yöne çevirmeyi nasip etmesine samimi dua etmek; ya da bize şahitlik edebilecekleri Rabbimizin ortaya çıkartması için samimiyet izhar edip, liyakat kesbetmek lazımdır.
Bakara.122 - Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle âleme üstün tuttuğumu hatırlayın.
Bakara.143 - Böylece sizi vasat bir ümmet yaptık ki, insanlara şâhid olasınız. Elçi de size şâhid olsun........

Copyright 2020 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr