Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 6 > ŞAİRLER
ŞAİRLER 
 
Bir hali ve tipolojiyi anlatmaktadır. Bizi son derece ilgilendiren ve etkileyen bir kavramdır.
 
Kahredici ve tüketici bir durumu, müthiş bir yüzleşme aynasını, hali muhasebe ve aklı başa almayı işaret etmektedir. 
 
Zira uyanlar ve uyulanlar, bir farkındalık yoksunluğunu, sıkıntılı bir durumu temsil etmektedirler.
 
Şuara suresi. 224: - Şâ'irlere gelince onlara da şaşkınlar/sapmışlar uyar.
Şuara suresi. 225: - Baksana, onlar her vadide şaşkın şaşkın/amaçsızca dolaşırlar.
Şuara suresi. 226: - Ve onlar yapmayacakları/ yapmadıkları şeyleri söylerler.
 
Hayatın yaradılış nedeni, ahsenü amel işlemektir. Yani hayatın dününü ve bugününü, fıtrat hükümleri perspektifinden okuyup, anlayarak; bunun ışığında hedefleri belirlemek, sorunları ve ihtiyaçları, özgün olarak tespit etmek gerekmektedir. 
 
Bu perspektifin ufkundan hayatın bugününü inşa edip, yarınını belirlemek esastır.
 
Bu süreçte, amaçsızlık, şaşkınlık, ne halde olunduğu, ne yapılması gerektiğini bilmemek yoktur.
 
Hayatın her alanı ve anı, mezkûr perspektiften okunur, anlanır ve bilinir.
 
Hedeflenen ve planlanan her şey de bu çerçeveden tespit edilir.
 
Bunların tamamı, yapılması gereken en doğru işlere dairdir. Zira her an yapılması gereken işler vardır ve bunlar, fıtrat perspektifinden belirlenmiş; hedeflerin gerçekleştirilmesine, ihtiyaçların giderilmesine, sorunların çözülmesine dairdir.
 
Şaşkınlık ve amaçsızlık ta; bunların farkında olmamak ve gerçekleştirilmesine ilişkin şeyler yapmamanın ismidir.
 
Şaşkınlık ve amaçsızlığın tezahürlerinden bir tanesi; bolca okumak, yazmak, konuşmak, tartışmak ve dinlemek ile meşgul olmaktır. Ancak bunlar, halin ve hakikatin farkına varmak, yapılacak en doğru işleri belirlemek ve planlamanın bir fonksiyonu olarak yapılmazlar. 
 
Hikmeti kendinden menkul nedenlere atfedilen anlamlar ve hatta kutsanılan meçhul "amaçlarla" yapılırlar.
 
Bunu anlayabilmek için; kağıdın bir tarafına, fıtrat perspektifinden tespit edilen, genel ve güncel sorunlar, hedefler ve ihtiyaçlar yazılsa (bu yapılabilse, büyük bir iş başarılmış olacaktır.); diğer tarafına ise halihazırda okunanlar, yazılanlar ve yapılanlar yazılsa, işte o zaman bu ayetler müthiş bir yüzleşme aynası olacaktır. Çünkü bir tarafa yazılanların, diğer tarafa yazılanlarla çok ilgisinin olmadığı, bunları gerçekleştirmek için yapılmadığı görülecektir. 
 
Sanki ortada, mevcut ve zımnen kabul edilmiş bir hayat ve bu hayatın içerisinde yaşarken; konuşulan ve bir türlü bulunup, ulaşılamayan hakikatlere sahip başka bir hayatın dualizmi vardır.
 
Bunun temel nedeni ise, hayata dokunmak ve mahiyetini belirlemek fonksiyonu olmayan bir din anlayışıdır. 
 
" Şairler" tipolojisindekilere uyanlar da, aslında aynı temel özellikleri taşımaktadır; "şaşkınlık ve yolun-sınırların, net olarak farkında olmamak.
 
Şairler ve onlara uyanlar halinin farkına varmak da, en önemli güncel ihtiyaçlar arasındadır. Hali anlamamak, inkar etmek, üzerinde düşünmemek ve hatırlatanlara kızmak da, en doğru tercihi ifade etmeyecektir.
 
Zira, yukarıdaki ayetlerin devamında;
 
Şuara suresi. 227: - Ancak iman edenler, salih amellerde bulunanlar ve Allah'ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra kendilerini savunanlar başka. Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir.
 
Denilmektedir. 

Copyright 2020 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr