Anasayfa > Öteki Yazılar > Kapı Aralığından 6 > SENARYOLAR
SENARYOLAR
 
Bakara.246 - Mûsâ'dan sonra İsrailoğulları'nın ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O, "Ya üzerinize savaş farz kılındığı hâlde, savaşmayacak olursanız?" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz hâlde Allah yolunda niye savaşmayalım" diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.
 
Senaryo 1.
 
Çoğunluk, içinde bulundukları hayatı, koşulları, sistemi kabul etmiş ve kanıksamışlardı. Aslında çoğu bir değişiklik istemiyor, sorunlar içerisinde olduklarının farkında değil, bir düşman da görmüyorlardı. Taleplerinin köklü ve samimi bir nedeni yoktu. Fakat bir nedenle söyledikleri talep kabul edilip, imtihanla yüzleşince sahne değişti.
 
Aslında kabul etmiş ve kanıksamış halleri, sureta farklılıkları ve aşurenin içerisinde yarma olma durumları, bu imtihanla riske girmişti. Bir karar vermek zorunda kalınmıştı. Bu kararın neticesinde bütün standartlar değişebilir, kazanımlar kaybedilebilir, rahatlık bozulabilir ve yeni riskler doğabilirdi.
 
"Biz aslında istemiyorduk, bu talebimiz samimi değildi, dil ucu ile söylüyorduk" diyemediler. Düşündüler, taşındılar, fayda-maliyet analizi ve stratejik değerlendirme yaptılar. Sonuçta büyük çoğunluğu oturmaya karar verdiler.
 
Senaryo 2.
 
Küçük bir azınlık, birbirleriyle tamamıyla benzer nedenlerle olmasa da, oturmaya gönülleri el vermedi ve yola koyulmaya karar verdiler.
 
Böylece, kıyas referansı hakikat ve samimiyet olan ilk, büyük ve görünür ayrışma gerçekleşmekteydi.
 
Bakara.247 - Peygamberleri onlara, "Allah, size Tâlût'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha lâyığız. Ona zenginlik de verilmemiştir" dediler. Peygamberleri şöyle dedi: "Şüphesiz Allah, onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı." Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
 
Senaryo 3.
 
Yüz çevirenlerin önemli bir kısmı öncü, lider diye öne çıkarılanların düşük profilli oldukları bahanesini, oturmalarına ve samimiyetsizliklerine gerekçe olarak gösterdiler.
 
Aslında bu hususta tamamıyla samimiyetsiz sayılmazlardı. Oturup, kalmalarına neden olan, kanıksadıkları sistemin, kültürün kabul ve elverişlilik kriterleri ile Allah'ın vazifelendirdiklerinin elverişlilik kriterleri birbirlerinden farklı idi. Onlar da elbette söylediklerine göre değil, inandıklarını göre karar vereceklerdi.
 
Yola çıkmaya karar verenlerden bir kısmı da bu bölümde döküldü. Homojen olmayan kitlenin, gönlü bulanıklarından bazıları, içlerinde devam eden sorgulamayı, bu bahaneyi uzatılan dal gibi görüp, bitirdiler ve onlar da oturmaya karar verdiler.
 
Senaryo 4.
 
Kazan kaynıyor ve sıcaklık arttıkça, saf olanla, karışıklar ayrışıyordu.
 
Suyun akış hızı arttıkça, temizi dipten gitmeye, köpükte üstte kalmaya başlıyordu.
 
Neticede, kalan fakat henüz tamamıyla saflaşmamış bir azınlık yola çıkmaya karar verdi.
 
Bakara. 249 - Tâlût, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka." dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Tâlût ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) "Bugün bizim Câlût'a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: "Allah'ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir."
 
Senaryo 5.
 
Yolda, kenarında yürüdükleri ırmağın azgın dalgaları; cazibeli, hadlerini aşmış ve ileri gidenlerin değişik renkte saçları, kolları, gövdeleri gibi, sallanıp, savrularak davet ediyorlardı.
 
Şu kızıl saçlar, baştan çıkarıcı güç ve siyaset çekiciliğini;
Sarı olanlar, çıkar ve dünyalık şehvetini:
Kuzguni siyahlar, sahip olmayı ve nefsin diğer doyumsuzluklarını;
Kahverengiler, beğenilmeyi, övülmeyi, adam yerine konulmayı;
Kumrallar, korkaklığı, ezikliği, kompleksleri tahrik ediyorlardı.
 
Yola çıkanların büyük bölümü de bu tahriklere dayanamadı. Önce bir avuç içtiler, sonra kafalarını suya daldırdılar ve sonunda da kendileri suya daldılar.
 
Suya dalanlar, fahişelerin cazibelerine öyle esir oldular ki; onların, suyun içerisinde kalabilmek için, hâlâ sudan içmeyenleri de ikna etmek zorunda oldukları şantajlarına boyun eğdiler.
 
Senaryo 6.
 
Bu memnu sudan içilmemesi gerektiğini bilenler, çok zorlanmalarına rağmen dayandılar. Mataralarındaki azıcık helal suları ile dudaklarını ıslatarak, çoğunlukla oruç tutarak, fahişe davetlerine yüz çevirmediler.
 
Rabları onlara sabır verdi ve gönüllerin kanmasına ve susuzluğa güç yetirmelerine imkan sağladı.
 
Senaryo 7.
 
Bakara. 250 - (Tâlût'un askerleri) Câlût ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kâfir kavme karşı bize yardım et."
 
Bakara.251 - Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Câlût'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah'ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün âlemlere karşı lütuf sahibidir.
 
Senaryo 8. 
 
"İnsanların çoğunluğu" için yazılacak yeni senaryoların bilgi notları. 
 
Yunus.36 - Onların çoğunluğu zandan başkasına uymaz. Gerçekten zan ise, haktan hiç bir şeyi sağlayamaz. Şüphesiz Allah, onların işlemekte olduklarını bilendir.
 
Yusuf.103 - Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu inanacak değillerdir.
 
Yusuf.106 - Onların çoğu Allah'a ancak şirk koşarak inanırlar.
 
Nahl.83 - Onlar, Allah'ın nimetini bilirler, sonra da inkâr ederler. Onların çoğu kâfirlerdir.
 
İsra.89 - Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkârda direttiler.
 
Enbiya.24 - Yoksa ondan başka ilâhlar mı edindiler? De ki: "Haydi getirin delilinizi! İşte benimle beraber olanların kitabı ve işte benden öncekilerin kitabı. Şüphesiz çokları hakkı bilmezler de bu sebeple yüz çevirirler."
 
Mu'minun.70 - Yoksa "O cinnet getirmiş" mi diyorlar? Hayır o, onlara hakkı getirdi. Hâlbuki onların pek çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar.
 
Furkan.50 - Andolsun, biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu inkârda direttiler.
 
Şu'ara.223 - Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler.
 
Ankebut.63 - Andolsun, eğer onlara, "Gökten yağmuru kim indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti?" diye soracak olsan, mutlaka, "Allah" diyeceklerdir. De ki: "Hamd Allah'a mahsustur." Fakat onların çoğu akıllarını kullanmazlar.
 
Rum.42 - "De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, böylece daha öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görün. Onların çoğu müşrik kimselerdi."
 
Fussilet.3 - Bu, bilen bir toplum için Arapça bir Kur'an olarak âyetleri genişçe açıklanmış bir kitaptır.
Fussilet.4 - Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir. Artık onlar işitmezler.

Copyright 2020 - İnşa Enstitüsü

netnet.com.tr